Yapay Zekânın ve Kuantum Bilgiişlemin Jeopolitiği

1

Günümüzde teknolojik gelişmenin en önemli iki alanı olarak Yapay Zekâ (YZ) ve Kuantum Bilgiişlem (KB) öne çıkıyor. Her iki alanda da bugün başı çeken ülkeler ABD ve Çin. Bu iki teknolojinin ortak özelliği ekonominin ve toplumsal yaşamın bütün dallarına nüfuz edebilecek ve derin dönüşümlere yol açabilecek nitelikte olmaları. Dolayısıyla bu iki alandaki gelişmeler devletler arasında ekonomik, askeri ve teknolojik bakımdan muazzam bir farklılaştırıcı kuvvet haline gelmekte ve yeni tür bir silahlanma yarışını tetiklemekte, bu da sonuçta YZ’nin ve KB’nin ilerleme hızını daha da artırmaktadır.

YZ’nin ve KB’nin genişliği, bu iki teknolojinin savunma, diplomasi, istihbarat, ekonomik rekabet gücü, sosyal istikrar ve enformasyon ortamını etkileme yeteneği dikkate alındığında, YZ ve KB geliştirme ve uygulamasına en atak şekilde yatırım yapacak ülkenin ekonomik bakımdan en güçlü ülke haline gelmesi olasıdır.

2

Makine öğrenmesi yeni muharebe türleri ortaya çıkaracaktır. Siber saldırının ve siber savunmanın gelişkin biçimlerinin yanı sıra otonom ve yarı otonom silahların çeşitli biçimleri geliştirilecektir. Bunlara en erken ve atak şekilde yatırım yapan ülkenin askeri üstünlük elde etmesi mümkün olabilecektir. YZ’nin daha genel amaçlı biçimleri, bilimsel ve teknolojik araştırmaları hızlandıracaktır. Bu sayede, sözgelimi enerji üretimi için bir füzyon reaktörü geliştirmeyi başaran ülke muazzam bir avantaj sahibi olacaktır. Belli bir ülkenin kahredici bir teknolojik üstünlük elde etmesi söz konusu olabilecektir.

İkinci kuantum devrimi

İlk kuantum devrimi 20. yüzyılın başlarında kuantum teorisinin ortaya çıkmasıyla gerçekliğin doğasına ilişkin sırları açığa çıkarmıştı. Şimdi ikinci kuantum devrimine tanık oluyoruz ve söz konusu teori dönüştürücü teknolojilere uygulanmaya başlıyor. Kuantum teknolojisinde gelişme bir dizi önemli alanda sıçrama vaat ediyor. Bilgiişlem gücünde üssel büyüme makine öğrenmesinde ve karmaşık simülasyon uygulamalarında sıçrama yaratabilecek. Kriptografiyi ve iletişimi de radikal şekilde dönüştürebilir. Şifrelemenin en yaygın biçimlerini çözmek kolaylaşırken enformasyonu şifreleme imkânları çok gelişecektir. Kuantum duyulamayla meteoroloji ve navigasyon mükemmelleşebilir.

2016’da Çin ilk kuantum uyduyu fırlattı. Böylece bugün Çin ile Avrupa arasında kuantum şifrelenmiş görüntülü arama yapılabiliyor. ABD’de de Temsilciler Meclisi Ulusal Kuantum İnisiyatifi yasasını çıkardı. Beyaz Saray Eylül başında topladığı kuantum zirvesiyle bilim ve enerji alanında kuantum araştırmalarında yeni girişimler başlattı.

Kuantum iletişim altyapısının genişlemesi enformasyon güvenliğini iyileştirecek. Kuantum bilgisayarların klasik bilgisayarlardan daha üstün olduğu noktaya gelindiğinde değişim hızlanarak artacak.

Bu alanlarda geri kalmak, diğer ülkeler için bir risk oluşturacaktır. Geçmişte petrolün veya nükleer teknolojinin bunlara sahip olan ülkelere ne kadar büyük avantajlar sağladığı düşünülürse 21. yüzyılın temel farklılaştırıcı teknolojisi olarak YZ ile KB’nin kazanacağı jeopolitik önem daha iyi anlaşılır.

İki kutuplu dünya

Bugün dünya yeni bir iki kutuplu savaş dönemine girmiş gibidir. YZ ve KB alanlarında bir silahlanma yarışı yaklaşıyor ama bu geçmişteki savaş gemilerindeki ya da nükleer silahlardaki yarıştan farklı olacak, çünkü bu teknolojiler çok farklılar, kaldı ki donanımdan çok yazılımdan oluşuyorlar. Sadece askeri bir yarış değil bu yani. Bu teknolojilerin sivil ve askeri kullanımları arasındaki ayrım çizgisi giderek daha bulanık olacak.
Bugün sadece ABD ile Çin büyük YZ şirketlerine sahip bulunuyor: Google, Apple, Amazon, Facebook ile Baidu, Tencent ve Alibaba. Çin’in YZ stratejisinin en zayıf yanı, şu anda yarı iletkenler. Çin’in yarı iletken firmaları ABD, Güney Kore ve Tayvan firmalarına kıyasla çok daha küçük. Çin’in çip endüstrisi ABD’ninkinin ancak dokuzda biri kadar.

Techonomy dergisinin genel yayın yönetmeni David Kirkpatrick, “YZ ve Çin” başlıklı 3 Ağustos tarihli yazısında, “Çin temel bilgi işlem atılımları bakımından ABD’nin gerisinde olmakla birlikte çok sayıda akıllı bilgisayar mühendisine sahip ve ayrıca bir de kimsede olmayan muazzam bir avantajı var” diyor. Bu da Çin internetinin yarattığı verinin benzersiz büyüklüğü.
Kim en yeni YZ yazılımını eğitmede kullanılacak en çok veriye sahipse onun için YZ daha hızlı ilerleyecektir. Bu veriye de en çok Çin sahip.

Çin’de hemen hemen bütün günlük işlemlerinde akıllı telefon kullanan yüz milyonlarca tüketici var. Mobil ödemeler, kamu hizmetleri, finansal yönetim ve paylaşılan mobilite verileri bir araya getirilebildiği için Çin şirketleri kullanıcılarına ilişkin çok daha derin ve çok boyutlu bir resim elde edebiliyor. YZ algoritmaları bireylere özel öneri getirebiliyor. Bu YZ’nin Çin ekonomisine nüfuzunu hızlandırıyor.

3

Yapay zekâ ve Çin’in yükselişi ve Avrupa

Google’ın eski Çin temsilcisi ve Yapay Zekâ ve Yeni Dünya Düzeni başlıklı kitabın yazarı Kai-Fu Lee, YZ yarışmasının Çin ya da ABD dışında kalan ülkeler için ne anlama geleceğini şöyle özetliyor: “Bu ülkeler halklarını yoksulluğa mahkûm etmek istemiyorlarsa, kendilerine en çok YZ yazılımı sağlayan ülke hangisiyse–Çin ya da ABD–ekonomik bağımlılıklarının koşullarını onunla müzakere etmek zorunda kalacaklardır. O ülkenin YZ şirketlerinin kendi ülkelerindeki kullanıcılardan kâr sağlamaya devam etmesine izin vermeleri karşılığında, halkları için refah sübvansiyonları sağlayacaklardır. Yeni jeopolitik ittifakları bu tür ekonomik düzenlemeler biçimlendirecektir.”

Buna karşılık WorldPost yayın yönetmeni Nathan Gardels ABD Kuzey Amerika, Avrupa ve Avustralya’da ağır basarken Çin’in giderek Güneydoğu Asya, Afrika ve bir ölçüde Güney Amerika’da öne çıkmaya başladığını vurguluyor.

Yapay zekâ bakımından bugün ABD’nin teknoloji imparatorluğunun sömürgesi konumunda olan Avrupa eğer oyunda yer almak istiyorsa kendi yolunu kendisinin çizme yeteneğini tedavi etmelidir. YZ’ye kendi damgasını vurmalıdır. 27 Eylül günü Washington Post‘da yayınlanan “Avrupa için kalk borusu” başlıklı yazılarında Nicholas Berggruen ile Nathan Gardels, Avrupa için en umut vaat edici perspektif ABD ve Çin’den farklı bir yol izlemek olabilir diyorlar. Avrupa kaynaklarını internetin mucidi Tim Berners Lee’nin interneti yeniden ademi merkezileştirme önerisini desteklemeye ayırmalıdır. Böylece dijital getirinin daha adil dağılımını ve kişisel verilerin kontrolünün büyük teknoloji şirketlerinden bireylere geçmesini sağlamış olur.

Veri toplamayı kıtanın kültürüne bağlı olarak kısıtlayarak Avrupa, YZ’nin gelişimini gerek Çin’de gerekse Silikon Vadisinde de ana odak noktası olan tüketici pazarlamasından çok daha sosyal bir yöne yöneltebilir. Avrupa ayrıca temel bilimlerde sahip olduğu avantaja dayalı bir rekabet yolunu seçebilir. Avrupa ülkeleri tıpkı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısını yaratmak üzere bir araya geldikleri gibi insan becerilerinden daha üstün süper zeki makinelere en önce ulaşma projesinde de bir araya gelebilirler.

Yorum bırakın

Filed under Optimist, Optimist Newsletter

Optimist Newsletter Ekim sayısı yayınlandı!

Optimist_Bulten_Ekim_foto

Optimist Yayın Grubu olarak, uluslararası kaynaklardan derlediğimiz
Optimist Newsletter Temmuz sayısı yayınlanmıştır.

Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirseniz, daha zengin içerikler oluşturma imkânı bulabiliriz.

Bülteni okumak için lütfen linke veya fotoğrafın üzerine tıklayın.
Optimist_Bulten_Ekim2018

Yorum bırakın

Filed under Optimist, Optimist Newsletter

Duygusal Zekâ; Başarı ve mutluluğun yolu…

Duygusal_Zeka_Seti

Harvard Business Review Duygusal Zekâ Serisi, okuyucuya profesyonel yaşamın insani yanı hakkında etkileyici bir okuma seçkisi sunuyor.
Dizide Mindfulness, Resilience, Empati, Etkileme ve İkna, Özgün Liderlik, Mutluluk başlığı altında altı kitap yer alıyor. Seride, Daniel Goleman, Annie McKee, Susan David, Jeffrey A.Sonnenfeld gibi alanında uzman onlarca yazar, duygularımızın iş hayatını nasıl etkilediğini çeşitli araştırmalara dayanarak anlatıyor. Zor durumlarla ve zor insanlarla kolayca başa çıkabilmek isteyen, işyerinde başarının yanında mutluluğu da arayan profesyonellerin sosyal becerilerini geliştirmesine yardım ediyor.

47 makaleden oluşan, size keyifli bir okuma ve pratik çözümler vaat eden HBR Duygusal Zekâ Seti dijital kütüphanenizin değerli bir parçası olmaya aday…

Mindfulness
Serinin Mindfulness üzerine hazırlanmış kitabı, duygusal farkındalığınızı artırarak ana odaklanabilmenize yardımcı oluyor. Kitapta Alison Beard’la yapılmış röportaj, bu yöntemin merak edilen yanlarını açıklarken; Rasmus Hougaard ve Jacqueline Carter’ın kaleme aldığı Mesaide Mindfulness Uygulamaları isimli makale, pratik uygulamaları anlaşılır bir dille anlatıyor. Daniel Goleman, kitabın Yeniden Ayağa Kalkmak bölümünde zor zamanlardan güçlenerek çıkmanın yollarını gösteriyor. David Brendel ise Mindfulness’ın Riskleri makalesi ile anın farkına varmak için meditasyonun ne kadar değerli olduğunu anlatırken mindfulness trendinin ortaya çıkarabileceği tuzaklara dikkat çekiyor.

Resilience
Bazı insanlar iş yaşamındaki aksaklıklarla, krizlerle ve hatta zor kişisel travmalarla daha kolay başa çıkıp sonra hızla ayağa kalkarken bazıları bunu neden başaramaz? Serinin Resilience isimli kitabında böyle mücadelelerden daha güçlü çıkmak ve günlük hayatın stresine dayanmak için kendinizi nasıl eğitebileceğimiz ve kariyerinizi nasıl yeniden yapılandırabileceğinize dair ipuçlarını anlatılıyor. Shelia Heen ve Douglas Stone’nun Eleştiriden Ders Almak yazısında eleştiriyi yıkıcı değil güçlendirici bir araç olarak düşünmenin önemine işaret ediliyor. Büyük Liderler Felaketleri Nasıl Atlatır? isimli makalede ise Jeffrey A. Sonnenfeld ve Andrew J. Ward iş dünyasından ve politikadan ilham veren örnekler sunuyor.

Empati
İlişkilerde ve ürün geliştirmede daha iyi olabilmek için empati önemlidir. Ama kendini başkasının yerine koymak, onun duygularını ve motivasyonunu anlamak genellikle o kadar kolay olmaz. Serinin Empati kitabı bu konudaki engelleri aşabilmenize ve empatinin ne zaman aşırıya kaçtığını anlamanıza yardım ediyor. Kitapta Emma Seppala, şefkatin neden sertlikten daha iyi bir yöntem olduğunu açıklarken Jack Zenger ve Joseph Folkman iyi bir dinleyici olmanın önemine dikkat çekiyor. Adam Waytz ise Empatinin Sınırı başlıklı makalesinde haddinden fazla empatinin sakıncalarını sıralıyor. Kitabın son bölümünde Daniel Goleman, Andrea Ovans’a verdiği röportajda Dalay Lama’dan duygusal zekâ konusunda öğrendiklerini anlatarak okuyucuya ışık tutuyor.

Etkileme ve İkna
Serinin Etkileme ve İkna kitabı Nick Morgan’ın şu cümleleriyle başlıyor “Sessiz ama ne kadar konuştuğundan ziyade ne söylediği önemli olan insanlarla hepimiz karşılaşmışızdır. Bunlar, sessizliği kullanarak nasıl hâkimiyet kuracağını bilen insanlardır. İnsanları etkileyebilme gücü, konuşmayı yapan kişi olmaktan daha fazlasını gerektirir.” Bu kitap size daha fazlasının neler olduğunu gösteriyor. Robert Cialdini, iknayı bir bilim gibi ele alırken Linda A. Hill ve Kent Lineback işin pratiğine yönelerek yöneticilerin her gün yapması gereken üç şeyin neler olduğunu anlatıyor. John Antonakis, Marika Fenley ve Sue Liechti ise bize karizmanın öğrenilebileceğini gösteriyor.

Özgün Liderlik
Liderlik üzerine yapılmış onlarca araştırma, yazılmış yüzlerce kitap var ama ideal liderin bir tanımı yok. Önemli olan yönetirken kendi tarzınızı yaratmak ve özgün bir lider olabilmek… Serinin Özgün Liderlik kitabı farklı olmanın zor ama çekici yanlarını göz önüne seriyor, neden özgün olmak gerektiğini anlatıyor. Bill George, Peter Sims, Andrew N. McLean, Diana Mayer içinizdeki özgün lideri keşfetmenin yollarını sıralıyor, Herminia Ibarra Özgünlük Paradoksu makalesinde farklı olmanın zorluklarını, Emma Seppala ise farklılığın ve savunma kalkanlarını indirmenin bir lidere neler kazandıracağını anlatıyor.

Ve Mutluluk
Herkesin ulaşmak istediği, bazen çok kolay bazense dünyanın en yüksek zirvesine çıkmak kadar yorucu ve zor bir duygu: mutluluk… Başarı ne kadar önemliyse mutlu bir iş yaşamı da en az onun kadar önemli… Hatta belki de başarının yolu ondan geçiyor. HBR Duygusal Zekâ serisinin Mutluluk kitabı iş yerinde mutluluğu yakalamanın yollarını farklı yaklaşımları derleyerek gösteriyor. Jennifer Moss, makalesinde mutluluğun negatif duyguların olmaması anlamına gelmediğini, Teresa M. Amabile ve Steven J. Kramer küçük kazançların değerini, Gretchen Spreitzer ve Christine Porath ise sürdürülebilir performans yaratmanın mutluluk üzerindeki etkisini anlatıyor.

İletişim
Deniz BEKTAŞ ÇELİK / Satış ve Pazarlama Müdürü

OPTİMİST YAYIN GRUBU
S: +90 216 412 72 13 – 125 Mobil: 0533 300 72 76
Muhittin Üstündağ Caddesi No:61 34718 Koşuyolu – Kadıköy / İstanbul

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist

Optimist Newsletter Eylül sayısı yayınlandı!

optimist-newsletter-eylul2018

Optimist Yayın Grubu olarak, uluslararası kaynaklardan derlediğimiz
Optimist Newsletter Temmuz sayısı yayınlanmıştır.

Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirseniz, daha zengin içerikler oluşturma imkânı bulabiliriz.

Bülteni okumak için lütfen linke veya fotoğrafın üzerine tıklayın.
Optimist_Bulten_Eylul2018

Yorum bırakın

Filed under Optimist, Optimist Newsletter

Agile Turkey Summit 2018’e katılıyoruz

agile-turkey-summit

Optimist Yayın Grubu olarak, bu yılın Agile Turkey Summit etkinliğinde hediye sponsoru olduğumuzu söylemekten mutluluk duyuyoruz.

25 Ekim 2018 tarihinde Wyndham Grand Hotel İstanbul‘da gerçekleştirilecek dünyanın,Türkiye’nin ve bölgenin en büyük Agile etkinliği olan Agile Turkey Summit’in bu yılki mottosu Dream – Experiment – Change.

Agile, bir grup değerler ve prensipler tarafından desteklenen bir inanış, bir fikirdir. Çevik yazılım geliştirme metodları olarak da özetlenebilen Agile esasen kavram olarak başarılı yazılım teslim etmek için hedef kültürü tanımlamaktadır.

4c097a31-3a17-4b4a-9bed-22835b3b466f-original

Her yıl sektör öncüsü önemli konuşmacıların ağırlandığı etkinliğin bu yılki konuşmacılarına göz atmak isteyebileceğinizi düşündük.

agile-turkey-summit2

Etkinlik hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz sitelerini ziyaret edebilirsiniz. http://summit.agileturkey.org

Optimist ayrıca kitap standı ile Agile Turkey Summit 2018 etkinlik alanında sizlerle buluşmayı heyecanla bekliyor.

Yorum bırakın

Filed under Optimist

Temmuz ayına ait Optimist Newsletter yayınlandı!

opimist-bulten-image1s

Optimist Yayın Grubu olarak, uluslararası kaynaklardan derlediğimiz
Optimist Newsletter Temmuz sayısı yayınlanmıştır.

Görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirseniz, daha zengin içerikler oluşturma imkânı bulabiliriz.

Bülteni okumak için lütfen linke veya fotoğrafın üzerine tıklayın.
 Optimist_Bulten_Temmuz2018

Yorum bırakın

Filed under Optimist, Optimist Newsletter

OYUNLAR BAŞLASIN

Oyunlar_Baslasin_Kapak-low

Hakan Karabacak, yeni kitabı Oyunlar Başlasın’da stratejik düşüncenin alt yapısını hazırlayan yöntemleri, eğlenceli ve zekice kurgulanmış oyunlarla anlatıyor ve okuyucuyu bu oyunlara eşlik etmek için sahneye davet ediyor.

Stratejik düşünceye her alanda ihtiyaç var. Neredeyse her önemli kararımızın altında onun imzası bulunuyor. Hedefler koyabilmemizi ve bunları gerçekleştirebilmemizi sağlayan onun ta kendisi.

Bu kitap stratejik düşüncenin zihinsel alt yapısına, temeline iniyor. Cevabını aradığı sorular şunlar:

Sağlam bir stratejik düşünce, nasıl bir zihinsel altyapı veya temel üzerine inşa edilmeli?

Bu zihinsel altyapı nasıl güçlendirilebilir?

Kitap, sağlam bir stratejik düşünce altyapısı için dedektif gibi düşünün; zihinsel kalıplara hapsolmayın; sezgilerinize güvenin, düzenleri keşfedin; mantığınızı yanınızdan ayırmayın; problemlerle yüzleşin; bulmaca çözün ve satranç oynayın diyor.

Zihinsel altyapının unsurlarına daha yakından bakmak ve bu temeli sağlamlaştırmak için akıl oyunlarına yer veriyor. Siz soruları çözdükçe stratejik düşüncenin temelini keşfedecek ve sağlamlaştıracaksınız. Akıl oyunlarıyla güçlendirdiğiniz zihinsel altyapının üzerine istediğiniz yükseklikte bir stratejik düşünce inşa edebilirsiniz.

Dedektif gibi düşünün
Padişah çarşıda

Günlerden bir gün uzak ülkelerde hüküm süren bir padişah, sadrazamını yanına almış, tebdili kıyafetle halkın arasına karışmış. Gün boyu çarşıda, pazarda dolaşmış, etrafına dikkatle bakıp, duyduklarına kulak kabartmış. Tam saraya dönmek üzere yola çıkacağı vakit, önüne bir kahvehane çıkmış. Bir fincan kahve içelim, bir soluklanalım niyetiyle girmişler içeriye. Vermişler selamı, oturmuşlar bir köşeye. Kahvelerini içerken başlamışlar çevreyi keşfe. Bir de ne görsünler; bir adam padişah aleyhinde atıp tutuyor, dinleyen ahaliyi de peşine katıyor.

Bu olay padişahın fena halde keyfini kaçırmış. Sadrazam adamın adını öğrenmiş ve birlikte saraya dönmüşler. Adam, daha akşam olmadan yaka paça padişahın huzuruna getirilmiş. Affedilmek için yalvarırken padişah, “Sus mel’un, ya sürgün ya ölüm!” diyerek sözünü kesmiş: “Sana son bir şans veriyorum; dilini değil kafanı çalıştırırsan kurtulabilirsin.”

“Bu masanın üzerinde iki bakır bardak var. Birinin dibinde bir parmak zehir. İçine bakmadan ve bardakları ellemeden bardakların birini seçeceksin. Seçtiğin bardakta zehir varsa içeceksin” demiş. Adam, “Zehri seçmekten çok korkuyorum padişahım. Son bir dileğim var; sonra bardağı seçeyim” diye konuşmuş. Padişah adamın son dileğini yerine getirmiş ve adam bu dileği sayesinde doğru bardağı seçerek kurtulmuş. Bardağın içine başka birinin bakmasına, ona ellemesine ve zehri içmesine müsaade edilmediğine göre;

Adamın dileği neydi ve nasıl kurtulmuş olabilir?

Cevap: Bir bardakta sıvı olduğunu, içini görmeden ve dokunmadan nasıl anlarsınız? İçine dumanı tüten bir nesne atın; duman tütmeye devam ederse bardak boştur. Aksine duman kesilirse dibindeki sıvı işini görmüş demektir. O halde adamın son isteği ne olabilir? Son bir sigara veya sarılmış tütün içmek istemiş olabilir. Adam önce tütünü yakıyor. Sonra bir nefes çekip yanan tütünü bardaklardan birinin içine atıyor. Tütün ilk kez birinin hayatını kurtardı. Daha doğrusu öldürmedi ama süründürdü diyelim. Canını kurtaran adam sürgüne gitmekten kurtulamadı.

Zihinsel Kalıplara Hapsolmayın
Einstein’ın evreni

Bildiğiniz gibi bu bölüm altında zihinsel kalıplara hapsolmamayı konu alıyorum. Bu kısma kadar hikâyeleri esas alan, sözel bir üslup benimsedim. Bundan sonra biraz da sayısal sorulara yer vereceğim. Neden sayısal soruların bu bölüm altında yer aldığının cevabını vermek çok kolay. Bu basit sayısal sorularda doğru cevaba ulaşmak için yine zihinsel kalıpları kırmak gerekiyor. Bu soruları çözmenin ilk anahtarı, olabilecek tüm ihtimalleri dikkate alan bir düşünce tarzı geliştirmek.

İlk sorumuz ünlü bilim adamı Einstein’dan. Onun meşhur bir fotoğrafı vardır: Bir kara tahtanın başında durur ve dilini çıkararak objektife bakar. O esnada elindeki tebeşirle tahtaya yazdığı bir eşitliğin altını çizmiş olduğunu görürüz. İşte o meşhur eşitlik aşağıda yer alıyor:

6–3=6

Einstein’ın fiziksel evreninde bu mümkün olabilir. Matematiksel olarak bu eşitliğin doğru olabilmesi içinse tek bir hamle gerekiyor. Eşitliğin sol tarafında bir sorun yok; sağ tarafındaki rakam yanlış.

O halde tek bir dokunuşla eşitliğin sol tarafındaki işlemin doğru cevabını verebilir misiniz?

Cevap: Soruyu tekrar edeyim; bizden yapacağımız tek bir dokunuşla eşitliğin sol tarafındaki işlemin doğru cevabını vermemiz isteniyor. Eşitliğin sol tarafındaki işlem nedir? 6 – 3. Peki bunun doğru cevabı nedir? Tabi ki 3. Bizden istenense tek bir dokunuşla doğru cevabı, yani 3’ü bulmak. O zaman eşittir sembolünün üstteki çizgisini alıp eksinin üzerine konduruverelim: 6+3–6. Artı ve eksi 6’lar birbirini götürür. Geriye ne kalır? Elbette 3.

Mantığınızı Yanınızdan Ayırmayın
Kim haklı?

Fransız oyuncu, yönetmen ve senarist Sacha Guitry, “Herhangi bir tartışmada kadın daima son sözü söyler. Bundan sonra erkeğin söylediği her söz yeni bir tartışmanın başlangıcıdır” der.

Özlem’le Macit birkaç dakikadır tartışıyordu. Macit, Özlem’in söylediği her şeye bir cevap yetiştiriyor ve yeni açılan konuda tartışma sürüp gidiyordu.
Bir süre sonra Özlem, Macit’e son sözünü söyledi. Bunu duyan Necmi’yse “İkinizden biri kesinlikle haklı” dedi.

Özlem ne demiş olabilir?

Cevap: Özlem Macit’e ne demiş ola ki bunu duyan Necmi “ikinizden biri kesinlikle haklı” demiş. Özlem “yalancı” demiş olabilir. Çünkü Macit doğrucuysa Özlem yalancı konumuna düşer; yok eğer Macit gerçekten yalancıysa bu sefer doğru söyleyen Özlem olur.

Kitabı merak ettiyseniz buradan inceleyebilir ve satın alabilirsiniz: http://www.optimistkitap.com/detay-oyunlar-baslasin-310.html

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Strateji