İlk önce yazılmayan, çizilen kitap: SEVDİĞİNİZ YAŞAMI TASARLAYIN

 

ABD’de 1940’tan bu yana iki ayda bir yayınlanan görsel kültür ve tasarım dergisi Print’in Ayşe Birsel ile yaptığı röportajdan:

PAGE213.jpg

 

— Sizi bu kitabı yazmaya kışkırtan nedir?

Bir avukat olan babam ailemizin hukuk geleneğini izlememiş olsam da yaptığım işle her zaman ilgilenir. Ürün tasarımcısı olduğum günden bu yana bana bir kitap yazmam gerektiğini söyler dururdu. Bu sohbetlerimizin ana konusu haline gelmişti. Bu kitap işinin neden önemli olduğunu anlayamıyor, dahası ne yazacağımı bilemiyordum.

Daha sonra başlattığım Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın çalıştaylarına gelenler yanlarında götürmek ve eşleri, çocukları, anne babaları ve dostlarıyla paylaşmak üzere yazılı bir şeyler talep ediyorlardı. Birden kitap yazmanın hiç de delice bir şey olmadığı kanaatine vardım.

Ne var ki, yazmak bambaşka bir şeydi. İlk önce Word dosyası olarak yazdım. Bu bir tasarımcı için saçma sapan bir şeydi. O kadar sıkıcıydı ki bir daha okumadım bile: İkinci taslağı yetenekli bir yazar dostumla birlikte kaleme aldık. Bu arada bu işi kendimin yapması gerektiğini anladım. Kadim iş arkadaşlarımdan Leah Caplan’a çok şey borçluyum. Bana benzer görselli kitapları tanıttı ve kendi sesimi bulmama yardımcı oldu. Kitabı çizmeye başladım ve sonra çizdiklerimi yazdım. Dönüm noktası yazmak değil, çizmek oldu. Size çok normalmiş gibi gelebilir, ama öyle olmadı. Kendi sesimi bulmam üç yılımı aldı.

Söyler misiniz, hayat nasıl oluyor da bir tasarım problemine indirgenebiliyor?

Hayatımın en büyük projem olduğunu düşünüyorum. Hayat tıpkı bir tasarım problemi gibidir: Zıt ihtiyaçlar, talepler, kısıtlar ve meydan okumalarla doludur. Her şeye sahip olamazsınız. Daha fazlasına ihtiyaç duyuyorsanız, bazı çelişkileri çözmek durumundasınız. Tasarım düşüncesi bunun için biçilmiş kaftandır.

İlginç olan nedir, biliyor musunuz? İki sayfaya sığdırılmış hayat! Ve bu muazzam ferahlık sağlar. Hayatınızı iki sayfada görmek bütün karmaşıklığa rağmen size bir kontrol duygusu verir. Aslında hayatın karmaşıklığını yönetebilirsiniz. Bunun bir ziyafet vermekten farkı yoktur; yiyecek listenizi hazırladıktan sonra ne yapacağınızı bilirsiniz. Hayat da bundan farklı değildir. Bileşenlerine ayırmanıza ve tümünü iki sayfada görmenize kadar kocaman ve karmaşıktır. Bu iki sayfa hayatınızla ne yapmak istediğinizi, daha fazla neye ihtiyaç duyduğunuzu, neleri dışlamak gerektiğini ve sizin açınızdan nelerin esas olduğunu gösteren bileşenleri içerir.

Tasarımcı olmayanlar da hayatlarını tasarlayabilir mi?

Tasarımcı olmayanlara ne kadar büyük bir saygım var, bilemezsiniz. Bir tasarım süreci ya da aracı verildiğinde, sıradan insanlar olağanüstü yaratıcı oluyor. Korkusuzca ve hevesle hayatlarını tasarlıyorlar. Burada önemli olan hayatı tasarım bağlamında bir proje olarak ifade etmektir. Hayat karmaşık bir problemdir; değerli bir şey elde etmek istiyorsanız, bir tasarımcı gibi düşünmek durumundasınız. Kısaca iyimserlik, empati, bütünsellik ve neşeyle…

 

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Yaşam Kültürü

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s