Category Archives: Kişisel Gelişim

Kadın yöneticileriniz ve çalışanlarınız için en güzel hediye

kadinlargunu_2017.jpg

Yorum bırakın

23 Şubat 2017 · 13:33

YARININ YETİŞKİNLERİ İÇİN: MONTESSORİ YÖNTEMİ

montessori_cocugunayakizinden_k2.jpg

 

21. yüzyıl yetişkinlerini yetiştirmekte olan anne babaların, öğretmen ve eğitmenlerin işi çok zor. Çünkü bugünün çocukları, yarın, bugün olmayan mesleklerin sahibi olacak; bugün tasavvur bile edemeyeceğimiz becerilere ihtiyaç duyacak. Açıkçası, onları yetiştirirken temel insani ve ahlaki değerleri vermenin yanı sıra farklı yöntemler izlemek gerekiyor.

Çocuğun Ayak İzinden – Montessori Eğitiminin Tarihsel Süreci, Felseferi ve Uygulaması  bize yarının yetişkinlerini bugünden nasıl yönlendirebileceğimizi gösteriyor. Ekonomisiyle, teknolojisiyle ve yepyeni çalışma koşullarıyla bugünden çok farklı olacak olan o dünyada ayakları üzerinde durabilen insanlar olmalarını sağlayacak ipuçlarını veriyor.

Yarının dünyasına pencere açtığı için dünya çapında ses getiren Second Machine Age kitabında Montessori Yöntemine “Makinelerle Birlikte Yarışmayı Öğrenmek” bölümünde özel bir yer ayrılmış. Şöyle deniyor:

“Yirminci yüzyılın başlarında İtalyan hekim ve araştırmacı Maria Montessori, hâlâ kendi adıyla anılan temel eğitim sistemini geliştirdi. Montessori okullarında çocuklara özgürlük tanınır, hayvanlar ve bitkiler dahil olmak üzere birçok materyal kullanılır ve klasik okul sisteminden oldukça uzak bir yapı söz konusudur. Bu eğitim sistemini uygulayan okulların son yıllardaki mezunları arasında Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos ve Wikipedia’nın kurucusu Jimmy Wales gibi isimler yer almaktadır.

“Sıraladığımız bu örnekler aslında daha geniş kapsamlı bir trendin izlerini gösteriyor bize. Kurumsal yönetim alanında araştırmalar yapan Jeffrey Dyer ile Hal Gregersen, 500 tanınmış buluşçuyla görüştü ve önemli bir bölümünün, meraklarının peşinden gitmeyi öğreten Montessori okullarına gittiklerini belirledi. Peter Sims tarafından Wall Street Journal için yazılan bir blog yazısında da belirtildiği gibi Montessori eğitim sistemi, yaratıcı seçkinler yaratmanın muhtemelen en kesin yöntemidir. Bu sistemle eğitim veren okullardan mezun olanlar toplumda o kadar çok öne çıkıyor ki insan ister istemez acaba Montessori adında bir mafya çetesi mi var diye düşünebilir. Andy, bu çetenin bir mensubu olsa da olmasa da özgür eğitim ortamlarının gücünü onaylıyor. Öğrencilik hayatına bir Montessori okulunda başladı. Kendisi “Eğitimin bir parçası da kuralları ve talimatları dinlememek, kafana göre davranmak, dünyada olan biteni sorgulamak ve her şeyi birazcık farklı yapmaktı” diyen Larry Page ile tamamen aynı görüşte.” (Erik Brynjolffson-Andrew Mcafee, Second Machine Age – Akıllı Teknolojiler Devrinde Çalışma, İlerleme ve Refah, THY Yayınları, Eylül 2015)

Hem Montessori öğretmen eğiticisi hem de dünya çapında pek çok Montessori okuluna danışmanlık yapan Çocuğun Ayak İzinden yazarı Hannah Joy Baynham şu anda İstanbul’da bir Montessori okulunun başında yer alıyor. Kitap aynı zamanda Kalkınma Analitiği Araştırma ile Eğitim Derneği ile Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı ortaklığında ve Montessori Center International’ın akademik desteğiyle 2015 yılında yürütülen bir projenin de kaynak kitabı oldu.

Montessori Yöntemini geleneksel sınıf ortamına uyarlamak isteyen öğretmenler ve çağdaş çocuk gelişimi kuramcılarının görüşleriyle kendilerini güncellemek isteyen anne babalar için temel bir okuma.

Yorum bırakın

Filed under Anne-Baba Kitaplığı, Başvuru, Kişisel Gelişim, Optimist

BEN’DEN BİZ’E GİDEN YOLCULUĞUN ALET ÇANTASI

butunseltakim_koclugu_k2.jpg

İş dünyasında olsun, sivil toplumda olsun takım çalışması hiç günümüzdeki kadar zorunlu bir ihtiyaç haline gelmemişti. Ne var ki bu konuda acıtan aksaklıklar yaşandığı da bir gerçek. Örneğin, söylemde herkesin birbirine güvendiği ancak eylemlerin tam tersini gösterdiği durumlar;  kişilerin sorumluluk almak yerine başkalarını sorumlu tutma alışkanlığı;  çözümde hemfikir olunmasına rağmen toplantıdan çıktıktan sonra kendi bölümünde bildiğini okumalar; doğrudan iletişim yerine konuları üçüncü şahıslar üzerinden ifade etme…

Uluslararası Koçluk Federasyonu Sertifikalı Koçluk Akreditasyonu sahibi ve 4500 saatin üzerinde koçluk deneyimli Sami Bugay’ın Bütünsel Takım Koçluğu kitabı bu ve benzeri sorunların birçoğunun üstesinden nasıl gelinebileceğini gösteriyor.

Yöneticiyseniz, takımınızın ihtiyaçlarını gözlemleyip bulunduğunuz noktadan ulaşmak istediğiniz hedefinize köprüyü bu kitap yardımıyla inşa edebilirsiniz. Takım üyesiyseniz, kendinizde ya da takımınızda gözlemlediğiniz ve aşılamadığını fark ettiğiniz tıkanıklıkları aşmanıza yardımcı olacak uygulamaları bu kitapta bulabilirsiniz. Takımlarla çalışan bir koç ya da fasilitatörseniz, kitapta yer alan perspektif, yaklaşım ve uygulamalardan yararlanabilir ve desteklediğiniz takım veya liderlerin fark yaratmalarına yardımcı olabilirsiniz.   

Bütünsel Takım Koçluğu’nda yer alan aktiviteler, tartışma konuları, uygulamalar ve görseller BEN’den BİZ’e giden yolculuğa katma değer sağlıyor.

Takım çalışmasının türlü hallerine cevap alternatifleri sunan bir kitap!

takımresmi

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Şirket İçi Eğitim

İNSAN KAYNAKLARININ EL KİTABI

  • Nezaket iş hayatındaki bir insana nasıl olur da avantaj sağlar?
  • Tarihte ilk kez dört farklı kuşağın bilfiil yan yana çalıştığı bir zaman diliminde çalışanlar arası ilişkiler nasıl olmalı?
  • Kariyerlerinin başında ya da ortalarında olan çalışanların ihtiyaçları nelerdir?
  • Üst düzey yöneticiler çalışanlarıyla kurdukları ilişkileri nasıl koruyabilirler?
  • Evden çalışanlar karşılaştıkları sorunları nasıl aşabilir?
  • Doğru bir iş hediyesi seçmeyi ve bir iş yemeğine hakkıyla ev sahipliği yapmayı başarabiliyor musunuz?
  • Cep telefonu kullanma adabını, e-posta yazmanın ve sosyal medya kullanmanın püf noktalarını biliyor musunuz?
  • Küresel pazar koşullarında farklı kültürlerle iş ilişkileri kurarken neler öne çıkar?
  • İçeride ve yurt dışında seyahat ederken nelere dikkat etmek gerekir?
  • Fuar, sergi ve ofis dışı etkinliklerde nelere dikkat edilmelidir?

 

Nezaket Avantajı bu ve bunun gibi pek çok sorunun yanıtını içeren uçsuz bucaksız bir derya. Çoğu herkes için ve her zaman geçerli olabilecek önerilerden oluşan bu kitap için gönül rahatlığıyla insan kaynaklarının el kitabı denilebilir.

Nezaket_Avantaji_K2

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Yaşam Kültürü

CEKETLER VE KARARLAR

“Lacivert ceket CEO’ların toplantılarda giydiği koyu renkli, şık ve ağır cekettir. Bu ceketi giydiğimiz zaman bir CEO gibi karar veriyoruz. Hayatımıza bir helikopterden bakar gibi bütünsel ve çok yönlü bakıyoruz… Ne zaman ki önemli bir karar verme durumuyla karşılaşsak, ilk işimiz lacivert ceketi giymek oluyor.”

“Kahverengi ceket bir CEO’nun ceketi kadar ağır ve şık değildir… Kahverengi ceket bir profesyonelin sorumluluk, düzen ve disiplin duygusunu çağrıştıran bir cekettir. Kahverengi ceketi giydiğimiz zaman kararlara bakış açımız bir orta kademe yöneticinin bakış açısıdır. Onun yararlandığı planlama, organizasyon, proje yönetimi ve koordinasyon becerilerinden yararlanıyoruz.”

“Mont ceket eylem hali yani günlük aktivite ve işler için düşünülmüş bir cekettir. Bir spor ceket olarak dinamizm ve enerji verir. Uygulama kararları hayatımızın her yönünü kapsar. Yeni fidan dikmek, bilgisayarla bir sorunu çözmek, tüketici kredisini hangi bankadan alacağımıza karar vermek veya varacağımız yere hangi ulaşım aracıyla gitmeyi seçmek gibi…”

İşte üç ceket! Bu ceketleri giyinip kuşanıp karar vermek de bizlere düşüyor.  

Çok uluslu şirketlerin pazarlama ve stratejik planlama bölümlerinde yıllarca yöneticilik yapmış bir profesyonel olan Mete Han Üç Ceket Karar Verme Yöntemi kitabıyla okurlarına birinci elden anlatılan öykülerle birlikte başarılı yöneticilerin karar verme becerilerinden ve değişik karar verme durumlarında en etkili yaklaşımları bulma yöntemlerinden yararlanma fırsatı sunuyor.

Bu fırsat kaçmaz!

ucceket_k2.jpg

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Yönetim - Liderlik

8 Mart 2016 unutulmaz bir başlangıç olsun

Kadın yöneticileriniz ve çalışanlarınız için
en güzel hediye

kadinlargunu_2016_1.jpg

Dünya Kadınlar Günü’nü sevdiğiniz yaşamı tasarlamaya başlama günü olarak takvime yazmaya ne dersiniz? Bunun için Ayşe Birsel’in Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabıyla etkileşime geçmeniz önemli bir başlangıç olabilir.

Hiçbir kitap rafında Ayşe Birsel’in Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabı kadar hayatınızı ciddi, eğlenceli ve yaratıcı bir şekilde gözden geçirmenizi sağlayacak başka bir kitap bulamazsınız. Ürün tasarımlarıyla pek çok ödül almış yazarın geliştirdiği ilkeleri ve yaratıcı süreci kullanarak içinizde saklı becerileri ve bilgeliği keşfedebilir ve sevdiğiniz hayatı tasarlayabilirsiniz.

Kitap klasik kişisel gelişim kitaplarındaki gibi talimatlar içermiyor; tam tersine çeşitli faaliyet ve alıştırmalarla okuru yaşamını iyileştirme yolunda esinlendiriyor. Kendi el yazısı ve çizimleriyle yazar bizleri hayatımızdaki huzur, anlam ve ilham arayışı gibi karmaşık konularda kendi çözümlerimizi geliştirmeye teşvik ediyor.

8 Mart 2016 unutulmaz bir başlangıç olsun!

kadinlargunu_2016_2.jpg

Ayrıntılı bilgi ve siparişleriniz için

Deniz Bektaş Çelik

216 412 72 13 -125

deniz@optimistkitap.com

 

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Yaşam Kültürü

İlk önce yazılmayan, çizilen kitap: SEVDİĞİNİZ YAŞAMI TASARLAYIN

 

ABD’de 1940’tan bu yana iki ayda bir yayınlanan görsel kültür ve tasarım dergisi Print’in Ayşe Birsel ile yaptığı röportajdan:

PAGE213.jpg

 

— Sizi bu kitabı yazmaya kışkırtan nedir?

Bir avukat olan babam ailemizin hukuk geleneğini izlememiş olsam da yaptığım işle her zaman ilgilenir. Ürün tasarımcısı olduğum günden bu yana bana bir kitap yazmam gerektiğini söyler dururdu. Bu sohbetlerimizin ana konusu haline gelmişti. Bu kitap işinin neden önemli olduğunu anlayamıyor, dahası ne yazacağımı bilemiyordum.

Daha sonra başlattığım Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın çalıştaylarına gelenler yanlarında götürmek ve eşleri, çocukları, anne babaları ve dostlarıyla paylaşmak üzere yazılı bir şeyler talep ediyorlardı. Birden kitap yazmanın hiç de delice bir şey olmadığı kanaatine vardım.

Ne var ki, yazmak bambaşka bir şeydi. İlk önce Word dosyası olarak yazdım. Bu bir tasarımcı için saçma sapan bir şeydi. O kadar sıkıcıydı ki bir daha okumadım bile: İkinci taslağı yetenekli bir yazar dostumla birlikte kaleme aldık. Bu arada bu işi kendimin yapması gerektiğini anladım. Kadim iş arkadaşlarımdan Leah Caplan’a çok şey borçluyum. Bana benzer görselli kitapları tanıttı ve kendi sesimi bulmama yardımcı oldu. Kitabı çizmeye başladım ve sonra çizdiklerimi yazdım. Dönüm noktası yazmak değil, çizmek oldu. Size çok normalmiş gibi gelebilir, ama öyle olmadı. Kendi sesimi bulmam üç yılımı aldı.

Söyler misiniz, hayat nasıl oluyor da bir tasarım problemine indirgenebiliyor?

Hayatımın en büyük projem olduğunu düşünüyorum. Hayat tıpkı bir tasarım problemi gibidir: Zıt ihtiyaçlar, talepler, kısıtlar ve meydan okumalarla doludur. Her şeye sahip olamazsınız. Daha fazlasına ihtiyaç duyuyorsanız, bazı çelişkileri çözmek durumundasınız. Tasarım düşüncesi bunun için biçilmiş kaftandır.

İlginç olan nedir, biliyor musunuz? İki sayfaya sığdırılmış hayat! Ve bu muazzam ferahlık sağlar. Hayatınızı iki sayfada görmek bütün karmaşıklığa rağmen size bir kontrol duygusu verir. Aslında hayatın karmaşıklığını yönetebilirsiniz. Bunun bir ziyafet vermekten farkı yoktur; yiyecek listenizi hazırladıktan sonra ne yapacağınızı bilirsiniz. Hayat da bundan farklı değildir. Bileşenlerine ayırmanıza ve tümünü iki sayfada görmenize kadar kocaman ve karmaşıktır. Bu iki sayfa hayatınızla ne yapmak istediğinizi, daha fazla neye ihtiyaç duyduğunuzu, neleri dışlamak gerektiğini ve sizin açınızdan nelerin esas olduğunu gösteren bileşenleri içerir.

Tasarımcı olmayanlar da hayatlarını tasarlayabilir mi?

Tasarımcı olmayanlara ne kadar büyük bir saygım var, bilemezsiniz. Bir tasarım süreci ya da aracı verildiğinde, sıradan insanlar olağanüstü yaratıcı oluyor. Korkusuzca ve hevesle hayatlarını tasarlıyorlar. Burada önemli olan hayatı tasarım bağlamında bir proje olarak ifade etmektir. Hayat karmaşık bir problemdir; değerli bir şey elde etmek istiyorsanız, bir tasarımcı gibi düşünmek durumundasınız. Kısaca iyimserlik, empati, bütünsellik ve neşeyle…

 

Yorum bırakın

Filed under Kişisel Gelişim, Optimist, Yaşam Kültürü