YAŞAMINIZI İYİMSERLİK VE YARATICILIKLA TASARLAMANIN DÖRT ADIMI

Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabının yazarı ödüllü tasarımcı Ayşe Birsel’in LinkedIn paylaşımının çevirisi:

self-portrait

Merhaba, benim adım Ayşe Birsel; tasarımcıyım ve Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabının yazarıyım. Hayatınızın en büyük projeniz olduğunu düşünüyor ve bu konuda iyimserlik ve yaratıcılıkla düşünmek istiyorsanız, bu satırlara bir göz atın. Daha önceden yaratıcı bir deneyime sahip olmanız gerekmiyor!

Bir tasarım problemi olarak hayat zaman, para, yaş, yer ve koşullar gibi kısıtlarla doludur. Her şeyi elde edemezsiniz. Bu nedenle ne istediğiniz ve nelerle birlikte yaşamaya ihtiyaç duyduğunuz konusunda yaratıcı olmak durumundasınız. Bu da farklı düşünmeyi gerektirir; tıpkı bir tasarımcı gibi.

Yaşamınızı tasarlamak için bir tasarımcı olmanız gerekmiyor. Sadece tasarımcı gibi düşünmeniz yeter. Kısaca, iyimser olmalısınız. Tasarımcılar her türlü problemi çözeceklerine ve daha iyi bir sonuç sunabileceklerine inanır. Bizim yaratıcı enerjimizin motoru bu iyimserliktir.

Yaşamınızı tasarlamak için dört adımlık bir gerçek tasarım süreci kullanacaksınız. Herman Miller için ürün tasarlarken ya da Harvard Business Review’un Tasarım DNA’sı için çalışırken kullandığım süreçtir bu. Bunu hayatınıza nasıl uygulayabileceğinizi göstereceğim.

Haydi başlayalım. İlk önce sağ beyinlerinizi ısıtalım.

Adım 0: ISINMA

Her projeye çizerek başlarım. Bunu tasarım okulunda öğrendim. Bu sağ beyne bir “uyan!” sinyali gönderir. Sakın endişelenmeyin. Kimse size not vermeyecek. Çizecek bir şey seçin.

Örneğin: Kendiniz veya köpeğiniz, kahve fincanınız, sandalye ya da çocuğunuz. Beş dakika boyunca çizin. Yaratıcı beyninizin ısınmaya başladığını hissedeceksiniz.

Adım 1: BOZ

“Her zorluğu, çözüme kavuşturabilmek için, mümkün olduğu kadar uygun ya da gerekli parçalarına ayırın.”

—René Descartes

Descartes’in bu alıntısından anlaşılacağı üzere, parçalara ayırmak yeni bir fikir değildir, ancak hayat gibi büyük konuları ele almada çok yararlıdır.

Hayatınızın nelerden ibaret olduğunu anlamak istiyorsanız, temel bileşenlerine ayırın: İnsanlar, yerler, projeler, zaman… Temel bileşenleri daha küçük parçalara ayırmaya devam edin. Hoşlandıklarınızla kurtulmak istediklerinizi de ekleyin. İşte hayatınızın bütün bileşenleri karşınızda duruyor.

Adım 2: BAK

“İyi ya da kötü diye bir şey yoktur, onları böyle kılan düşüncelerdir.”

—William Shakespeare

Bu alıntıyı her şeyin bizim bakış açımıza bağlı olduğunu hatırlattığı için seviyorum. Tasarımcılar olarak yeni çözümler bulmak, nesneleri insanlar için daha yararlı hale getirmek için aynı şeylere farklı açıdan bakmakla yükümlüyüz.

Hayatımıza da farklı gözlerle bakalım!

Kahramanlarımız hayat tasarımımızın temelini oluşturan değerlerimizi çağrıştırır. Pek çok şey değişebilir, ancak değerlerimiz istikrarımızı sağlar. Değerlerimize tekrar tekrar dönmek faydalıdır. Eğer siz de benim gibiyseniz, onları günlük yaşamın akışı içinde unutabilir ya da sorgulayabilirsiniz.

Adım 3: YAP

İnşa ettiğiniz şimdiki zamana yakından bakın; hayal ettiğiniz gelecek gibi görünmelidir.”

—Alice Walker

Üçüncü adımımız olan ‘yap’-‘boz’un öteki yüzüdür. Bu noktada hayatınızın nasıl ilerlemesini istediğinize karar vermektesiniz: Neleri muhafaza etmek? Neleri terk etmek? Neleri değiştirmek?

Dürüst olmak gerekirse, her şeye sahip olamazsınız.

Sizin açınızdan gerçekten önemli olana odaklanabilmek için sadece üç şey seçin.

Seçimlerinizi her zaman değiştirmenin ve geliştirmenin mümkün olduğunu unutmayın.

Seçtiğiniz üç şey bundan sonraki hayatınızın karmaşıklığını basitleştirebilmenize yardımcı olacaktır.

Adım 4: İFADE ET

“Mutluluk hazır bir şey değildir. Sizin eylemlerinizin sonucudur.”

—Dalay Lama

Hayatınızı kendinizi yansıtan orijinal bir yaşam oluşturmak için tasarlayacağınızı düşünüyorum. Mesele, yaşamınızdaki mutlu anlarla zor dönemler arasındaki uyumu ortaya çıkarmaktır. Son adımımız olan “ifade et” orijinal tasarımımıza biçim vermek, yeniden inşa ettiğimize dayanmaktır.

HAYATI YAŞAMAK

Sevdiğiniz yaşamı tasarladıktan sonra onu yaşayın!

Tasarımınızı ailenizle, dostlarınızla paylaşın ve geliştirin. Her iyi tasarımın bir kişinin hayalinde başladığını, ancak pek çok kişinin işbirliği sayesinde gelişip gerçekleştiğini unutmayın.

Zamanla tasarlamada gelişeceksiniz. Kitabımda yaparak öğrenmenizi sağlayan çeşitli alıştırmalar bulacaksınız. Daha da iyi olmak istiyorsanız, süreci bir başkasına öğretin. Hatta hayatlarınızı birlikte tasarlamanız da mümkündür.

 

SYT_kapak_3D

 

 

Kendinizin oluşturacağı bir hayata kavuşma gücüne sahip olduğunuzu bilmenizi istedim.

Uluslararası planda eğitimler veren bir online platform olan CreativeLive’ın Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabının yazarı Ayşe Birsel ile yaptığı röportajdan:

Birsel
Ayşe Birsel

 

– Yeni kitabınız Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın en çok kimin için yazıldı?

Ayşe: Günümüzde artık yol haritaları yok. İyi bir yaşam sürmek için ne yapmamız gerektiğini söyleyebilecek kimse yok. Hayatımızı mutlu kılacak şeyleri tanımlamak bize kalmış; bu hem çok büyük bir olanak hem de büyük bir zorluk. Artık kendi kurallarımızı tanımlayabilir ve hayatımızı istediğimiz şekilde tasarlayabiliriz. Kitabım tam da bunun nasıl yapılabileceğinin araçlarını gösteriyor.

Bu kitap hayatta pek çok şeyi gerçekleştirmiş ve bundan sonrasını düşünmekte olanlar için. Çocukları yuvadan uçmuşlar için. Emekli olmak üzere olup da bundan sonra ne yapacağını bilemeyenler için. Önlerinde kocaman bir hayat bulunan lise ve üniversite öğrencileri için…

Amacım hayat hakkında proaktif düşünmeyi sağlayacak basit bir süreç ve yaratıcı araçlar sunmaktır. Kendinizin oluşturacağı bir hayata kavuşma gücüne sahip olduğunuzu bilmenizi istedim. Bir yol ayrımındaysanız ve bundan sonrasını iyimserlik ve yaratıcılıkla planlıyorsanız, bu kitap sizin için.

Yaşamı tasarlamanın ana ilkelerini sayar mısınız?

Ayşe: Yaratıcı tasarımcı merceğiyle kazandığım deneyimlere dayanarak kitabımda dört adım belirledim.

  1. Boz: Bütünü parçalara ayırmak ve önyargılarımızı terk etmek.
  2. Bak: Aynı şeyleri, ancak farklı bir açıdan görmek.
  3. Yap: Her şeye sahip olamayacağınızı bilerek hayat tasarımımızı birleştirmek.
  4. İfade et: Yeni hayat tasarımınıza şık bir biçim vermek.

Bu süreç boyunca hayatınızdaki kahramanları incelemenin muazzam etkisi olduğunu saptadım. Bu değerlerimiz hakkında düşünmeyi ve büyük ölçüde hayat tasarımınızı esinlendirmeyi sağlıyor. Metaforlar da hayatımızla ilgili senaryoları hayal etmemize yardımcı oluyor.

Sevdiğiniz Yaşamı Tasarlayın kitabını nasıl geliştirdiniz, neden yazdınız?

Ayşe: Hayatımız en önemli projemizdir. Bir tasarımcı olarak tasarım sürecini kendi yaşantıma uyguladığımda ne olacağını öğrenmek istedim. Hayatımı tasarlayabilir miydim?

Bu bir deney olarak başladı ve başkalarıyla paylaşmaya başladıktan sonra gelişti. İnsanlar çalıştaylarımın hayatlarını değiştirdiğini söylediler. Öğrendiğim en büyük ders şu oldu: Eğer kendilerine yardımcı olacak bir süreç verilirse, sıradan insanlar olağanüstü yaratıcı hale geliyor.

Çalıştayları bu insanlar için yapıyorum, kitabımı da onlar için yazdım.

 

TEACH YOURSELF DİZİSİNDEN ABRAKADABRA

Sihir sanatını keşfetmek isteyen her yaştan insanın mutlaka edinmesi gereken bir kitap.

—Marc Oberon, 2009 Dünya Salon Sihir Şampiyonu ve
2005 Avrupa Yakın Plan Sihir Şampiyonu

KİBRİT KUTUSUNDAN KALEM ÇIKARIN

Bu, hızlı ve oldukça şaşırtıcı bir numaradır. Bir kibrit kutusunun içinden normal boyutta bir tükenmez kalem çıkarıyorsunuz.

Sıradan, plastik tükenmez kalemlerden kullanın. Pahalı kalemler seyircide şüphe uyandırır, altında bir bit yeniği arar. Bu şüphesinde haksız da sayılmaz. Piyasada kilit açan, kâğıt paranın içinden geçen, görünmez ip bobinini kamufle eden tükenmez kalemler var. İşte bu nedenle, herhangi bir spekülasyona yol açacak türde kalem kullanmamaya özen gösterin.

Bu numarayı çocuklara yönelik bir sihir gösterisinde de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kibrit kutusundan kalem yerine havalı bir sihirli değnek çıkarmak çocuklara çok daha çekici gelecektir. Büyüklere sihirli değnek kullanmayın, biz öyle şeylere inanmayız!

Araç-gereç: Bir adet kibrit kutusu, bir adet tükenmez kalem.

Hazırlık: Boş bir kibrit kutusunun, içine kibrit çöpleri konan tepsisini çıkarın. Tepsinin kısa kenarlarından birini, kutunun içine tükenmez kalemin ucu girebilecek büyüklükte kesin. Tepsiyi yerine takın ve üzerinde oynanmış kibrit kutusunu cebinize koyun.

Tükenmez kalemi kolunuzun yenine ambalaj lastiğiyle tutturarak gizleyin.

Zorluk derecesi: *

Uygulama

  1. Kibrit kutusunu cebinizden çıkarın ve içinde tükenmez kalem sakladığınızı söyleyin. Kutuyu, tükenmez kalemi hangi kolunuza sakladıysanız, o koldaki elinizle tutun. Kutuya bir iki manevra yaptırıp tükenmez kalemin ucunun kutuda açtığınız deliğe girmesini sağlayın. Kalemin görünmemesi için kutuyu kol yeninize yakın tutun.
  2. Kibrit kutusunu açın, tükenmez kalemi hızla çekip çıkarın. Hızla derken, kovboyların ateş etme hızını kastetmiyorum. Ne o derece hızlı, ne de fazla yavaş. En ideali sağlam, kararlı bir hareketle çekip çıkarmak.

Genel bakış
Yaratıcı olun ve yukarıdaki numarayı başka hangi araç gereçle yapabileceğinize kafa yorun. Küçük bir şekerleme kutusundan gofret ya da cüzdanınızdan cetvel çıkarmaya ne dersiniz? Bir kez tekniğini öğrendikten sonra yeni numaralar geliştirebilirsiniz.

* Bu ve benzeri pek çok sihirbazlık numarası bu kitapta…

abrakadabra_k2

BLOG YAZMAYI BECEREMEM DİYENLER, EMİN MİSİNİZ?

banner_herseyinbasiblog

 

 

Çünkü internette blogsuz kurum ya da kişi, her ne iseniz birazcık hayaletsiniz.

Günümüzde kurumunuzu bilen insanların yüzde 80’inin web sitenize girme nedeni, ileşitim bilgilerinizi görmek ve haritada adresinizi bulmaktır. Geri kalan yüzde 20 ise size İK görüşmesine gelmek, CV göndermek ya da bir şey satmak için sitenize giren kişilerdir. Uzun lafın kısası artık kimse durağan web sitenizle eskiden olduğu gibi ilgilenmiyor. Sosyal medya denilen fenomen var olduğu sürece de ilgilenmeyecekler. Kim ne yapsın sizin web sitenizi? İşinizde inovasyon mu arıyorsunuz. Hemen blog maceranıza başlayın.

Evet, blog bir maceradır. Ayrıca bloglar yediden yetmişe herkesin işine yarayacak enstrümanlardır. Doğru konumlandığınız sürece, ister ürün ya da hizmetinizi satmak için, isterse uzman olduğunuz konuda fikir önderi olduğnuzu kanıtlamak için harika platformlardır. Burada önemli olan şey, hatay yapmaktan korkmamak. Blogların en güzel yanı, oluşturduğnuz bir içeriği sonsuz kere düzenleme imkanına sahip olmanız.

Blogda işiniz kolaydır. Kullandığınız bir fotoğraf iki ay sonra size çiğ mi gelmeye başladı, hemen onu silin ve yeni çektiğinizle değiştirin. Ya da yazdığınız yazıyı üç gün sonra okuduğunuzda aklınıza konuyu geliştirecek taze fikirler mi geldi, durmayın yeni düşüncelerinizi eski metninizin üzerine ekleyin. Konvansiyonel medyada asla böyle bir şansınız olmaz. Geleneksel medyada hazırladınız içerik bir kere yayınlanmaya görsün, iş işten geçmiştir.

Sosyal ağlardaki akışlar (timeline) içinde bütün bilgileri hızlıca tüketmeye çalışan bizlere, “Durun, sakin olun, acele etmeyin. Sorularınızı cevaplamayahazırım. Siz keyfinize bakın ve gerçek ihtiyaçlarınıızı belirlemek için kendinize vakit ayırın. “Siz beni aradığınız zaman hep buradayım” diyen bir mecradan söz ediyoruz. Bloglardan. Üstelik yıllardır elinizin altında olan, sosyal medyanın Gandalf’ı diyebileceğimiz, emeği ve çalışmayı çok seven bilge bir platform burası.

Takipçi sayılarını, anlamsız sosyal medya kampanyalarını, “Bugün günlerden MAVİ, peki senin rengin hangisi?” şeklindeki saçma sapan Facebook içeriklerini boşa çıkaran, gerçek deneyimlere reel bir fayda sağlayan, bilgeliğiyle tüm ratingleri altüst eden bu samimi arkadaşlarla (bloglarla) hasbihal etmek için hiç geç değil. Yani o güzel fikir kırıntısının peşinden bloglamaya başlayın ve yılmayın.

Belki ilk blogunuzla istenen etkiyi yaratamayacaksınız. Ya da blogunuz üzerinde çalışırken bir aydınlanma yaşayıp konunuzu, üslubunuzu tamamen değiştirip her şeye sil baştan başlayacaksınız. Ürettiğiniz onlarca içeriğe uzun süre bir tane bile yorum gelmeyecek. Ancak bir gün geriye dönüp baktığınızda blogunuzla birlikte büyüdüğnüzü hissedeceksiniz. Blogunuz size, siz blogunuza anlam katacaksınız. Blogunuz sizin gelişim alanlarınız, pazarlama alanlarınız, enerji alanlarınız, yenilik alanlarınız ve dahası kitleleri hareketlendirme, hatta dönüştürme alanları haline gelecek. “Kendimi bloguma adamak istiyorum! Nasıl daha fazla trafik sağlayabilirim?” demeye başladığınız an, bilin ki artık kulüptesiniz.

Öyleyse şimdi sıra, nasıl blog açılacağı, nereden başlanacağı, blogların birer pazarlama aracı olarak nasıl kullanılacağı, arama motorlarına değil, insanların ihtiyaçlarına göre nasıl içerik üretileceği, bu içeriğin yayına nasıl hazırlanacağı, nasıl pazarlanacağı, doğru bir blog stratejisinin nasıl kurulacağı gibi sorulara yanıtlamakta.

Sevgili okuyucu, blogunu hastalıkta ve sağlıkta hiçbir baskı ve tesir aldında kalmadan eşin olarak kabul ediyor musun? Cevabınız “Evet!” ise bu yazının çıkış noktası olan enfes bir kitabı, Her Şeyin Başı Blog’u okumaya başlayabilirsiniz.

 

Her_Seyin_Basi_Blog_K2

Üçlemenin son kitabı: Beyaz Yakalının Keyif Defteri

Beyaz Yakalının Keyif Defteri

Yazar: İlham Süheyl Aygül

Beyaz Yakalının Seyir ve Akıl Defteriyle çıkılan yolculuklardan sonra, üçlemenin son kitabıyla yeni bir yolculuğa başlıyoruz.Yaşamımızın belki de en değerli parçası olan, zaman zaman ıskaladığımız, zaman zaman da bizi kanatlandırdığına inandığımız keyif dolu bir yolculuğa…

“Çoğu beyaz yakalı hayatı kendi çapında film gibi yaşıyor ama başrolde değil boş roldeler.

Parçaları kaybolmuş “yapboz” misali, kimisi ruhunu, kimisi beynini, birçoğu da kalbini arıyor.

Üzerlerine her gün yağan küçük keyiflerden yaratacakları büyük mutluluklar varken, sürekli talep eden zihinleri ve bitmeyen hedefleri yüzünden yaşama gözlerini kapamaya devam ediyorlar.

Yaşamın şiirselliğini, doğanın şarkısını, içinde sevdiklerinizin yer alan kareleri çoğaltmazlarsa hedefleri vurduklarında ve bekledikleri başarı geldiğinde onları bomboş ellerle ve kalplerle karşılamak zorunda kalacaklar.”

İlham Süheyl Aygül

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

Dürüst Olmamanın Ardındaki (Dürüst) Gerçek (nisan’13)

Dürüst GerçekYazar: Dan Ariely

Kendimiz Başta Olmak Üzere Nasıl Herkese Yalan Söyleriz?

Sosyal bilimci Dan Ariely, çığır açan ilk kitabı Akıldışı Ama Öngörülebilir’de akılsızca davranmamıza yol açan çeşitli zaafları ortaya çıkardı. Yine çok ses getiren ikinci kitabı Akıldışının Mantığında ise, akıldışının hayatlarımız üzerindeki olumlu ve olumsuz şaşırtıcı etkilerini açığa çıkardı.

Ariely şimdi de, ilk ilki kitabı gibi, New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer alan üçüncü kitabı Dürüst Olmamanın Ardındaki (Dürüst) Gerçek’le okurunun karşısına çıkıyor.

Hile ve sahtecilik davranışının nereden geldiğini sorgulayan Ariely, aynı zamanda insanın dürüstlük ve sahtekârlık kapasitesinin sınırlarını da belirliyor. Bu çalışmanın can alıcısı sorusunuysa şöyle formüle ediyor Ariely: Sahtekârlık büyük ölçüde birkaç çürük elmayla mı sınırlı, yoksa daha yaygın bir sorunla mı karşı karşıyayız?

“Ilımlı hilenin ne kadar yaygın olduğunu ve bariz hileyle karşılaştırıldığında ne kadar zararlı olabileceğini öğrenince şok oldum. Bu Dan’in en ilginç ve en yararlı kitabı.”

Nassim Nicholas TalebSiyah Kuğu’nun yazarı

“Dan Ariely, insanın gözü yarı kapalı bir gerçeklik yaratmak için doğruluk ve hile arasında nasıl bir denge kurduğunu dâhiyane ve hoş bir şekilde açıklığa kavuşturuyor. Kendinizin ve tanıdığınız herkesin ahlakı hakkında daha derin bir anlayış geliştireceksiniz.”

 –DR. Mehmet ÖzColumbia Üniversitesi’nde Başkan Yardımcısı ve Cerrahi Profesörü, DR.OZ SHOW’un sunucusu

“Konu davranışlarımızın ardındaki gizemi açıklamak olduğunda hiçbir yazar Dan Ariely’den daha eğlenceli değildir. Enfes anekdotları, açıklayıcı deneyleriyle karanlık tarafımızı keşfetmeyi inanılmaz eğlenceli kılıyor.”

Chris AndersonWired dergisi yayın yönetmeni, Uzun Kuyruk’un yazarı

“Yalan söyleyen herkes bu kitabı okumalı. Yalan söylemediğini iddia edenler yalancıdır. O yüzden onlar da bu kitabı okumalı. Sizi daha iyi bir insan yapacak, büyüleyici, bilge ve eğlenceli bir kitap bu.”

A.J.Jacobsİncile Uygun Yaşama Senesi ve Sağlıklı Ölmek’in yazarı

 “Son derece sürükleyici bu kitapta Dan Ariely, sahtekârlığın her yerde karşımıza çıktığını, hepimizin kötü elma olduğunu kanıtlıyor. Bu rahatsız edici bir mesaj fakat sonuçları çok büyük ve hiç kimse bunu Ariely’den daha iyi kavrayamaz. Eğer gerçeği umursuyorsanız, bu kitabı okuyun.”

Jonah LehrerNasıl Karar Veririz ve Hayal Gücü’nün yazarı

“Ariely’nin benlik bilgisiyle ilgili araştırma bulgularına hayretle (ve onaylayarak) güleceksiniz. Plato’nun ‘bilginin özü kendini bilmektir’ düşüncesine inanıyorsanız, bu kitap da bilginin özüdür.”

Scott Cook, INTUIT.INC.’in kurucusu

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

Bilgisayar: Kilit Bilgiler (nisan’13)

Bilgisayar_Kilit Bilgiler

Yazar: Moira Stephensen

Bilgisayar: Kilit Bilgiler, bilgisayar kullanmayı ustalıkla öğrenmek isteyenler ama pek vakti olmayanlar, bilgisayar kullanmayı bilenler ama ilerletmek isteyenler için kolay anlaşılır bir dille bilgisayarın korkulacak bir şey olmadığını gösteriyor.

Güvenlik konularından ofis programları kullanmaya, internette sörf yapmaktan e-posta kullanımına kadar aradığınız her şeyi işin uzmanından öğreneceksiniz!

Kitaptan bazı başlıklar:

–          Kullanıcı bilişim güvenliği

–          Bilgisayarınızı ve işletim sisteminizi kullanmak

–          Bakım, sağlık & güvenlik ve hukuki konular

–          Metin işleme (Word)

–          Çalışma sayfaları (Excel)

–          Veritabanları

–          Sunular (PowerPoint)

–          Web’de gezinme

–          E-posta

Yazar hakkında:

Moira Stephensen, pek çok üniversitede bilgisayar danışmanı ve eğitmeni olarak görev yapmaktadır. Bilgisayar kullanımı konusunda rehber niteliği taşıyan çok satan eserleriyle binlerce kişinin bilgisayar kültürüne katıda bulunmuştur.

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)