Howard Gardner Olağanüstü Tezi “Çoklu Zekâ”yı Anlatıyor

Gardner, mevcut muhafazakâr eğitim sisteminin karşısına bir kez daha zengin ve yepyeni kanıtlarla çıkıyor.

“Bundan yirmi beş yıl sonra çeşitli zekâların doğası ve sınırları hakkındaki düşüncelerimizin bugünkü anlayışlarımızdan son derece farklı olacağına eminim. Evrim yoluna devam edip ortak aklın öne sürdüğü mantığa ve kategorilere meydan okuyor. Ama çoklu zekâ fikrinin hayatta kalacağına inancım tam. Çünkü ‘genel zekâ’ anlayışlarını destekleyecek veriler ne kadar artarsa artsın kişiler arasındaki muazzam farklılıklara ve rengârenk yetenek veya zaaf profillerine yine açıklama getirmemiz gerekir. Bu olguların her ikisi de çoklu zekâlara dayanan bir açıklama gerektirir. Dahası, o tarihe kadar, belki temporal lobların derinlerinde ikamet eden ayrı bir varoluşsal zekâdan bahsetmenin anlamlı olup olmadığını da anlayabiliriz.”

– Howard Gardner

İyi Şirket (mart’13)

İyi Şirket

Yazar: Philip Kotler – David Hessekiel – Nancy R. Lee

Finansal ve sosyal alanları eşzamanlı geliştirebilmenin hassas dengesini kurmaya çalışan iyi niyetli profesyoneller için gerçek bir rehber!

İyi Şirket pazarlama ve sosyal inisiyatifin şirketin kapsayıcı hedefleriyle bütünleşebilmesi için ihtiyaç duyulan tavsiyeleri sunan bir el kitabı niteliğinde. Şirket yöneticilerini ve personelini en uygun meseleleri, en iyi ortakları ve potansiyeli en yüksek girişimleri seçmeye hazırlayan sayfalarda, pazarlama ve kurumsal seviyede kampanyalar düzenlemenin yol haritasını bulacaksınız. Ayrıca;

– Müşterileri sosyal bir amacı destekleyen şirketinize katılmaya nasıl ikna edeceğinizi,

– Ürün satışlarını ve müşteri ilişkilerini bağışlarla nasıl destekleyebileceğinizi,

– Çalışanları zamanlarını ve yeteneklerini sizin amacınıza sunmaları için nasıl teşvik edip örgütleyebileceğinizi,

– Uğruna değecek sosyal bir sonuca ulaşmak için iş yapma biçiminizi nasıl değiştireceğinizi,

– Malum kötümserlerle ve eleştirilerle nasıl baş edeceğinizi bu kitaptan öğrenebilirsiniz.

İyi Şirket, kurumsal bir sosyal sorumluluk incelemesi değil, iş kurucular için yazılmış bir kitaptır. Olumlu sosyal etkiler yaratacak ve sonuç alıcı işlere imza atacak yüreğe ve akla sahip bir kuruluş olarak hem sosyal amaçlarınızı hem de kârınızı aynı anda yükseltebileceğinizi öğreneceksiniz.

Sosyal amacınızı nasıl bulacak, nasıl kampanyalar düzenleyeceksiniz? Ve kötümserleri nasıl uzak tutacaksınız?

İyi Şirket, dünyanın her yerinden güncel örneklerle, iyi şeyler yaparak nasıl iyi bir şirket olunacağını gösteriyor. 
(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

Duygusallığın İş Dünyasında Yeri Var mı?

Duygusal Zekâ
Yazı: Ertuğrul Belen

Optimist Kitap sponsorluğunda Ertuğrul Belen’in kaleme aldığı İş Dünyası, Girişimcilik & Networking yazı serisi 4. bölümünde gündem: Duygusal Zekâ

Not: Yazı Serisinin 3. Bölümü Girişimcilik İklimi dergisinde yayınlanacaktır.

Özellikle ülkemiz iş dünyasında vakalardan ziyade sloganlara bayılıyoruz; mesela “iş dünyasında duygusallığa yer yok!” gibi. Ya da internette kol gezen yüzlerce “en çok sevilen sözleri” paylaşan siteler, bunun en güzel örnekleri arasında yer alıyor.
Bu makale için duygusallık, duygular, duygusal zekâ ve iş dünyasıyla ilgili araştırırken birçok sitede karşılaştığım Robert Hervey Cabell‘in söz sahibi olduğu yazılan şu cümleler dikkatimi çekti:
“İş hayatını seviyorum çünkü rekabet var; çünkü kelimeler yerine yapılanlar ödüllendirilir. İş hayatını seviyorum çünkü ciddiyet ister ve bügünün işiyle uğraşırken yarını düşünmeme fırsat vermez. İş hayatını seviyorum çünkü düzeltmeye değil yapmaya çalışır; çünkü bencilcedir, iki yüzlülüğe ve duygusallığa yer yoktur. İş hayatını seviyorum çünkü hatayı, uyuşukluğu verimsizliği cezalandırıp; elinden gelen her şeyi ortaya koyanları fazlasıyla ödüllendirir. […]Son olarak, iş hayatını seviyorum çünkü her gün taze bir maceradır.”
Büyük resme baktığınızda R.H.Cabell’in sözleri etkiliyor. İş dünyasının aslında herkese hak ettiğini verdiğini ve belki bir iç adeleti olduğunu savunuyor.
Başka bir bakış açısıyla, gerçekten iş dünyasında duygusallığa yer yok mudur?
Peki gerçekten öyleyse, nasıl olur da Daniel Goleman‘ın aralarında Lucent Technologies, British Airways ve Credit Suisse gibi firmaları da kapsayan 188 firmayla yaptığı araştırma aksini söyleyebiliyor: “Mükemmel performansın bileşenleri olarak teknik becerilerin, IQ düzeyinin ve duygual zekânın oranını hesapladığımda, duygusal zekânın bütün kademlerindeki görevler açısından diğerlerinin iki katı kadar önemli ortaya çıktı.”
Üstelik Goleman birçok duygusal zekâ araştırmasındaki gibi sadece liderlik koltuğunu hedef alan yöneticileri değil, üç temel yetkinlik grubunu kapsayan geniş bir kitleyi analiz ederek bu sonuca varıyor. Bunlar:
1- Muhasebe ve iş planlaması gibi teknik beceriler,
2- Analitik akıl yürütme gibi bilişsel yetiler,
3- Başkalarıyla birlikte çalışabilme ve değişime önclük etmede etkinlik gibi duygusal zekâ içeren yetkinlikler.
Duygusallık ve duygusal zekâ aynı kavramlar olmasa da paydalarının duygu olduğu bir gerçek.
Yani, 21.yüzyılda duygusallık, duyguların akıllı yönetimi ve elbette duygusal zekâ iş dünyasında önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.
Öyle ki, McClelland küresel gıda ve meşrubat şirketinin çalışanlarıyla gerçekleştirdiği “duygusal zekâyı” geliştirme süreci, %20’yi aşan performans artışıyla sonuçlanmış.
Belki duygusal zekânın (EQ – Emotional Intelligence) kazanımlarına bu kadar somut değinen Goleman için EQ bileşenleri nedir?
Harvard Business Review Esaslar kitabındaki 10 konudan biri arasında yer alan duygusal zekanın tanımı ve bileşenleri bana 80’lerin vazgeçilmez çizgi filmi Voltran’ı hatırlattı: Beş aslanın bir araya gelmesinden oluşan dev robotu temsil eden Voltran çizgi filmini, iş dünyasındaki benzetmelerimde sık sık kullanırım. (Not: Sabancı Üniversitesi’nde bir sunumumda yeni nesil öğrencilerin Voltran çizgi filmi hakkında hiçbir fikri olmadığını fark ettiğim günden beri Transformer’ları kullanmayı tercih ediyorum.
İşte, iş dünyasında duygusal zekânın beş Goleman bileşeni:
Beş Goleman Bileşeni
Özetle, her bileşen için öncelikle kendinize basit ama bir o kadar net şu soruları sormalısınız:

Öz-bilinç:
Kendinize güveniyor musunuz?
Gerçekçi bir şekilde hayatınızı değerlendirebiliyor musunuz?
Kendinizi bağışlayan bir mizah duygusuna sahip misiniz?
Kendini Ayarlama:
Güvenilir ve dürüst müsünüz?
Belirsizlik karşısında rahatlığınızı koruyabiliyor musunuz?
Değişime açık mısınız?
Motivasyon:
Güçlü başarı dürtünüz var mı?
Başarısızlık karşısında bile iyimserliğinizi koruyabiliyor musunuz?
Kuruluşunuza sadakatle bağlı mısınız?
Empati: 
Yetenekli kişileri geliştirmeyi ve elde tutmayı başarabiliyor musunuz?
Kültürel farklılıklara duyarlı mısınız?
Müşteri ve alıcılarınıza hizmet ediyor musunuz?
Sosyal Beceri:
Değişime öncülük ediyor ve uyum sağlıyor musunuz?
İnandırıcı mısınız?
Ekip kurma ve yönetmede uzman mısınız?
Tahmin edebileceğiniz gibi yukarıdaki sorulara siz, ortaklarınız ve ekibiniz ne kadar çok “evet” cevabı verirse o kadar yüksek bir EQ anlamına geliyor.
Tabi “hayır”lar da farkındalık ve iyileştirme için bir fırsat demek oluyor. Bireysel ve dolayısıyla kurumsal EQ’nun artması için her safhada sorulması gereken diğer önemli bir soru da “nasıl”dır.
Voltran aslanlarına ve EQ sorularına sade bir “evet” yanıtı yetmez. “Evet ama Ben bunu nasıl yapıyorum? Ya çevremdeki diğerleri? Normal bir günde nasıl yapıyoruz? Ya işlerin yoğun olduğu dönemlerde? Daha iyi nasıl olabilir?” gibi sorularla istikrarlı bir EQ vizyonu oluşturmak şart.
Bu yazıyı dünyanın en ünlü inovasyon gurularından biri olarak anılan Clayton Christensen’in “Olmak İstediğim İnsan” kitabından bir sözüyle tamamlamak istiyorum:
Gölgeye ihtiyacınız varsa fidan ekin.
İş dünyasında birçok fidanı aynı anda ekip, hiçbirini doğru düzgün sulamayan insan ve kurumlarla karşılaşıyoruz. Duygusal zekâsı yüksek çalışanlar ve firmalar, ne kadar gölge istediklerini önceden karar verip ona göre fidan ekeceklerdir. Fazlası güç kaybı, azı ise başarısızlık hissine sebep olacaktır.

Çoklu Zekâ (mart’13)

Çoklu Zekâ

Yazar: Howard Gardner

“Hakikat, Güzellik ve İyilik”in yazarından…

“Howard Gardner’ın sentezleyici zihni ve engin bilgeliği, ele aldığı herhangi bir konuyu heyecan verici bir düşünsel maceraya dönüştürebilir. Bu manifesto, kulak verdiğimiz takdirde, çocuklarımızın geleceği için muazzam bir fayda sağlayacaktır.”Mihaly Csikszentmihalyi

Howard Gardner’ın bireysel yetkinliğe vurgu yapan olağanüstü tezi, klasikler arasında gösterilen eseri Zihin Çerçeveleri’nin yayınlandığı yirmi yıldan bu yana eğitimin çehresini değiştirdi. Bugün binlerce eğitimci, ebeveyn ve dünyanın dört bir yanından araştırmacı, çoklu zekâ teorisinin ortaya koyduğu pratik çıkarımları ve uygulamaları hayatına dahil etmiş durumda. Müziksel zekâdan içsel zekâya uzanan geniş bir zihinsel yelpazeyi gözler önüne seren Gardner’ın devrim yaratan tespitleri, insanoğlunun kendini anlamasına hizmet edecek bir kapıyı araladı.

Çoklu Zekâ’nın bu yeni baskısı, 1993 yılında yayınlanmasından bu yana dahil edilmesi gereken tüm gelişmeleri kapsıyor ve bugüne kadarki en kapsamlı içeriği sunuyor. Gardner, mevcut muhafazakâr eğitim sisteminin karşısına bir kez daha zengin ve yepyeni kanıtlarla çıkıyor.

“Zekânın bir ‘zekâ testi’nden elde edilecek IQ derecesiyle ölçülemeyecek kadar karmaşık olduğunu düşünenler için, Gardner’ın kitabı iç rahatlatıcı bir çalışma ve insanoğluna yepyeni bir gözle bakabilmenin kapılarını aralayan bir yapıt.”-Isaac Asimov

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

Felsefeyi Anlamak (şubat’13)

Felsefeyi Anlamak

Yazar: Mel Thompson

Yaşadığımız dünyayı anlamlandırmakta zorlandığınız oluyor mu? Kafanızın içinde dönüp dolaşan soruları bir türlü temellendiremiyor musunuz? Felsefeyi Anlamak, insanoğlunun en akil düşünürlerinin en kilit fikirlerini içeriyor.

Kitaptan bazı başlıklar:

–          Ampirizm ve rasyonalizm

–          Bilgi ve gerekçelendirme: Emin misiniz?

–          Kanıttan teoriye: Bilimsel yöntem

–          Doğru, yanlış ya da ne?

–          Ne bilim sayılır?

–          Bilim ve otorite

–          Dilbilimsel felsefe

–          Dil ve algı

–          Antik Zihinler: Platon ve Aristoteles

–          Zihin ve beden arasındaki ilişki

–          Zihnin bir “yer”i var mı?

–          Nöronlar ve bilgisayarlar

–          İman, akıl ve inanç

–          Tanrı var mıdır?

–          Evrenin kökeni ve tasarımı: Din mi bilim mi?

–          Kötülük problemi

–          Olgular, değerler ve tercihler

–          Toplumsal sözleşme

–          Genel irade

–          Marx ve materyalizm

–          Özgürlük ve hukuk

–          Feminizm

–          Fenomenoloji

–          Postmodernizm…

Ve daha birçok felsefi tartışma ve zihnimizi meşgul eden pek çok kavrama anlaşılır bir dil ve açıklayıcı örneklerle ışık tutuyor.

 

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

Satış Sanatı okura ne anlatıyor?

Philip Delves Broughton Satış Sanatı kitabını anlatıyor

Karşımızdakini bir şeye ikna ederken, işe girerken, sevgilimizi etkilemeye çalışırken ya da bir çocuğa brokoli yedirmeye çalışırken aslında satış yapıyoruz. Ve hepimizin ancak satış yaparak sahip olabileceğimiz isteklerimiz var. Kendimizi ve ailemizi doyurmak istiyoruz. Finansal garanti istiyoruz. Dolu dolu yaşamak, tutkularımızın peşinden gitmek ve bu arada beş parasız kalmamak istiyoruz.

Fakat pek çoğumuz bundan korkuyoruz. Çünkü satış, reddedilme ve kabullenilmenin en saf insani sınavından başka bir şey değil. Peki, bu büyüleyici mesleğin paradoksları ve zorluklarına dair bilgece ve dostane bir tavır geliştirilemez mi?

Kitap hakkında detaylı bilgi için:  Satış Sanatı

Değişim

Değişim

Yazar: HBR’s 10 Must Reads

Değişimle ilgili hiçbir şey okumadıysanız buradan başlayabilirsiniz!

İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü, yok olmayı göze almalıyız. Şirketlerin çoğunun değişim girişimleri başarısızlıkla sonuçlanıyor. Sizinki de böyle olmak zorunda değil. Değişim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Reviewden derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.

Kitapta yer alan makaleler:

•John P. Kotter – Değişimi Yönetmek

•David A. Garvin ve Michael A. Roberto – İkna Yoluyla Değişim

•Paul Hemp ve Thomas A. Stewart– İşler İyi Gittiğinde Değişime Öncülük Etmek

•Debra E. Meyerson -Sessiz Yoldan Radikal Değişim

•W. Chan Kim ve Renée Mauborgne  Devrilme Noktası Liderliği

•Ronald A. Heifetz ve Marty Linsky – Liderler İçin Hayatta Kalma Rehberi

•Robert Kegan ve Lisa Laskow Lahey -İnsanların Değişmemesinin Gerçek Nedeni

•Michael Beer ve Nitin Nohria -Değişimin Şifresini Çözmek

Harold L. Sirkin, Perry Keenan ve Alan Jackson– Değişim Yönetiminin Zor Yanı

Michael Beer, Russell A. Eisenstat ve Bert Spector -Değişim Programları Neden Değişim Yaratmaz?

Dizinin ilk kitabı:

Yayınlanacak diğer kitaplar:

  • Liderlik
  • İnsan Yönetimi
  • Kendinizi Yönetmek
  • Strateji

(Detaylı bilgi için lütfen kapak görseline tıklayınız)