Tag Archives: İnovasyon

Akıllı Şehirler, Dijital Ülkeler

Herkese merhaba ve hepimize iyi yıllar!

Aralık ayında yazamamamın mahcubiyetiyle, yeni yılın ilk haftasonunda erkenden uyanıp şahane bir kitabı size anlatmak istedim. Yeni yılda okuduğum çeşitli kaynaklar, 2018 ve takip eden yıllarda teknolojik yeniliklerin artık efsanevi birer fısıltı olmaktan çıkıp hayatımıza doğrudan etki edeceğini gösteriyor. Hepimiz okuyoruz, karşılaşıyoruz, tartışıyoruz: Yapay zekâ meslekleri öldürecek mi, Bitcoin geçici bir heves mi, Buluta geçmek gerçekten güvenli mi, Drone’lar mahremiyeti ihlal mi ediyor? Gerçekten de teknoloji sanki artık daha önce hiç olmadığı kadar hayatımızın içinde. Her şey giderek birbiriyle daha bağlantılı, daha entegre hale geliyor. Benim geçen yılki en büyük “pratik şaşkınlığım”, çantamın içinde anahtarlarımı bulmak için debelenirken kapı komşumun, telefonundaki uygulama üzerinden kapısını tık diye açması olmuştu.

Tık diye açılan kapıdan biraz daha yukarı çıkın ve evin tamamını görüş alanınıza almaya çalışın. Yaptınız mı? O zaman biraz daha yukarı çıkın, şimdi sokağa hâkimsiniz. Haydi şimdi biraz daha yukarı çıkın, çıkın, çıkın… Evet, artık tüm şehri görüyorsunuz. Şimdi, o yükseklikte gezinmeye başlayın ve şehre hâkim kalın, çünkü şimdi akıllı şehirlerden konuşacağız.

Akilli_sehirler_dijital_ulkeler.jpg

İnfoloji firmasının katkılarıyla Optimist Yayınevi’nin bizimle buluşturduğu “Akıllı Şehirler, Dijital Ülkeler”, Cisco Global Akıllı Şehirler İş Kolu’nun kurucusu Caspar Herzberg’in kitabı. Cisco İcra Kurulu Başkanı John Chambers’ın önsözüyle başlayan kitap, bize hem Akıllı Şehir kavramı ile ilgili derinlemesine bilgi veriyor, hem de Suudi Arabistan, Mısır, Çin, Hindistan gibi ülkelerde Akıllı Şehir hedefleri doğrultusunda atılan doğru, yanlış, iyi, kötü adımları ve deneyimleri anlatıyor.

 

Akıllı Şehir nedir?

Akıllı şehir, şehirlerin barınma, ulaşım, enerji, güvenlik konularında sınırlı kaynakları daha etkin ve verimli kullanabilecekleri yöntemlere olan ihtiyaçtan doğmuş bir kavramdır. Akıllı şehir, yerel yönetimlerin bilişim ve iletişim teknolojilerini kullanarak çevre, enerji, ulaşım gibi kaynakların kullanımında operasyonel verimliliği artırıp kamu ile bilgileri paylaşması ve hem kamu hizmetinin kalitesini hem de vatandaşların refahını artırması anlamına geliyor. Sensörler, veri ve makine zekâsı, “akıllı şehirler” olarak bilinen gelişmiş şehir merkezlerini meydana getirerek bir şehrin işleyişinin nasıl olduğu ve ne kadar enerjiye ihtiyaç duyduğu konusundaki algılarımızı değiştiriyor (s.21). Ülkemizde şimdilerde akıllı sokak aydınlatması, ATM izleme-yönetim sistemi, akıllı sayaç okuma vb. gibi uygulamaları bulunan ve hızla gelişen Akıllı Şehir konseptinin, dünyada örneklerini gördüğümüz sürücüsüz araç teknolojileri, robotik süreç yönetimi, alternatif enerji çözümleri gibi uygulamaları kapsayacağı günler hiç de uzak değil.

Şehirler bugün bastırılamaz iki saldırıyla karşı karşıya. Biri eşi görülmemiş bir nüfus artışı, diğeri ise dijital yetenekler gerektiren çok büyük miktarda veri. Her ikisinin de yararları olmasına karşın ikisi de pek çok ülkede, özellikle yükselen ülkelerde şehir yaşamının kalitesine karşı yaygın bir tehdit oluşturuyor. (s.20)

Nüfus artışı, yaşam alanlarının bu artışa cevap verememeye başlaması, işsizlik artışı, kaynakların kısıtlı olması, verinin her zamankinden çok ve büyük olması, halihazırdaki altyapı sistemlerinin artan nüfusun ihtiyacına yetişememesi, tüketimin her zamankinden daha fazla olması, ülkeleri proaktif bir anlayışla “bir şeyler yapma”ya itti. Özellikle var olma savaşını sürdüren ülkeler daha erken ve daha büyük adımlar atarak alanlarında ilke imza atan dönüşümler gerçekleştirdiler. Hayatta kalmak için bunu yapmak zorundaydılar…

Bu nedenle, Akıllı Şehirler’in doğduğu topraklar Doğu oldu. Suudi Arabistan, Hindistan, Kore, Çin, Mısır, Malezya gibi ülkeler, yukarıda sayılan problemlerle mücadele etmek için “akıllı” olma yoluna gittiler. Herzberg’in cümlesini alıntılayacak olursam: “Bu ülke ve şehirler, daha çetin koşullar altında ve daha az kaynakla daha fazla insanı barındırmak için kentsel dijital devrimin takipçileri değil öncüleri olmak zorunda.”

Bu demek değil ki Batı ülkeleri için her şey güllük gülistanlık. Elbette Batı ülkeleri de rekabete hazırlıklı olmalı ve kendi akıllı çözümlerini kurgulamalılar; çünkü dijitalleşmenin getirdiği hız, dengeleri değiştirip Doğu ülkelerini bir anda Batı ülkelerinin önüne geçirebilir. Yani aslında Batı ülkeleri de dijitalleştirilmiş hizmetlere-o kadar acil olmasa da-en az Doğu ülkeleri kadar bağımlılar.

akilli_sehir.jpg
https://smartcitiesworld.net

Kitabımız bize, bir şehrin ne olduğu ve ne olabileceği yönündeki algılarımızı yeniden belirlememiz konusunda yardım ediyor ve geleceğin şehirlerinin bize ve gelecek kuşaklarımıza nasıl katkısı olacağını öğretiyor. Gerçek hikâye ve deneyimlerle; Doğu ülkelerinin adım adım Akıllı Şehirleri benimseme yolculuğunu Cisco perspektifinden anlatıyor.

Kitabımız önümüzde açık kalsın, okumaya devam etmeden önce isterseniz biz birazcık da kendi ülkemizdeki atılımlara bakalım. Akıllı Şehirlerden bahsedip de kendi ülkemizdeki gelişmelere duyarsız kalmak içime sinmiyor, o yüzden zaten yeteri kadar “spoiler” verdiğimi düşünüp kitabın tamamını okumayı size bırakıyorum ve kısıtlı alanımda biraz da Akıllı Şehirler ve Türkiye’den bahsetmek istiyorum.

Türkiye’de Akıllı Şehir teknolojisinin öncüsü olan Türk Telekom, ilk Akıllı KenTT projesini 2015 yılında Karaman’da duyurmuştu. Benim de Türkiye’deyken bir parçası olduğum firma olan İnnova’nın, hem Karaman’da, hem Kars’ta sunduğu uygulamalardaki yeni nesil “Nesneler arası haberleşme platformu” (IoT tabanlı çözümler) sayesinde Akıllı Şehirler Projesi’ne çok önemli destekleri mevcut. Örneğin İnnova tarafından kurulan Akıllı Şehir Operasyon Merkezi ile yönetilecek olan Akıllı Kavşak uygulaması, Kars’ta trafik ışıklarının dinamik olarak kontrol edilmesini ve trafik yoğunluğunun yönetilebilmesini,  buna bağlı olarak yıllık 145.000 litre yakıt tasarrufu sağlanmasını hedefliyor. İnnova, IoT platformunun geliştirilmesinden, yönetim ve izleme ekranlarının oluşturulmasına, operasyon merkezinden kiosk ve digital signage uygulamalarına kadar birçok çalışmayı entegre biçimde başarıyla gerçekleştiriyor.

IOT-TT.jpg

http://www.innova.com.tr

Türkiye’nin Akıllı Şehir beklentilerini ortaya çıkaran, Türkiye Bilişim Vakfı, Deloitte ve Vodafone’un ortak bir çalışmasının ürünü olan “Akıllı Şehir Yol Haritası Raporu” da akıllı şehirlerin, ülkemizin gayri safi milli hasılasına yılda yaklaşık 30 milyar liralık katkıda bulunacağını öngörüyor (1 Aralık 2016).

 

infografik.jpg

 

Evet, hem akıllı şehirler kavramı, hem Nesnelerin İnterneti (IoT), tek bir yazıyla anlatılabilecek gibi değil. Ben elimden geldiğince kısa, öz ve kendimle muhalefete girişmeden tanıtmaya çalıştım. Akıllı şehirlerin maliyeti, dezavantajları, kritik verinin kullanımı, olası güvenlik tehditleri gibi pek çok soru işaretini de bir başka yazıya bırakıyorum.

Meraklısı için bu yazıyı yazarken göz gezdirdiğim kaynakları yazının sonuna ekledim.

 

Hepinize keyifli okumalar.

 

Irmak Parlat

 

Araştırdığım kaynakların linkleri:

Akıllı Şehirler, Dijital Ülkeler, Caspar Herzberg, Optimist Yayınları

Türkiye Bilişim Vakfı, Akıllı Yol Haritası,
http://www.tbv.org.tr/akilli-sehir-yol-haritasi,DP-1117.html

İnnova – SkywaveIoT Platformu,
http://www.innova.com.tr/iot/#ana_sayfa

Türk Telekom Akıllı Şehirler,
http://www.sehirlerakillaniyor.com/

Fortune Dergisi,
http://www.fortuneturkey.com/yol-acin-akilli-sehirler-geliyor-45878#popup

İnnova – Skywave Broşürü,
https://www.innova.com.tr/pdf/SkywaveCity_Brosur.pdf

 

 

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Dijital Çağ, Irmak Parlat blog yazıları, Optimist, İnovasyon

İNOVASYONU HARİTALAMAK

Son 25 yıldır değişime ayak uydurmakta epey zorlandık. Ancak önümüzdeki on yıllarda, yepyeni teknolojilerin çalışma, yaşama ve inovasyon yapma yöntemlerimizi değiştirmesiyle birlikte, değişimin tabiatını anlamakta bile güçlük çekmeye başlayacağız. Hızlı hareket etmek yetmeyecek; nereye gittiğimizi, oraya nasıl ulaşmayı planladığımızı ve nasıl bir rol üstleneceğimizi de bilmemiz gerekecek. Bir başka deyişle, inovasyon haritasını çıkarmayı öğrenmemiz gerekecek.Bu kitap ayrıca size genellikle kafa karıştırıcı ve jargon yüklü inovasyon dünyasında sizin ve şirketiniz açısından doğru yolu bulmanızı sağlayacak bir dizi araç sunacak. Çığır açan yeni araştırmalara nasıl yaklaşacağınızı, açık kaynaklı inovasyon stratejilerini nasıl yürüteceğinizi, yeni iş modellerini nasıl geliştireceğinizi ve temel faaliyet alanınızı tehlikeye atmadan yeni ufuklara nasıl yelken açacağınızı anlatacak.İnovasyon hakkında yazan birçok kişi var. Bunlar arasında Greg Satell favorilerimden biri. Kapsamlı araştırmaları ve inovatif bakış açılarını pratik bir tarzla birleştirerek, uygulamacılara yönelik bir eser ortaya çıkarıyor. Greg’in çalışmaları her zaman ufuk açıcı bir fikir kaynağı olmuştur.

—Alex Osterwalder, İş Modeli Tablosu‘nun yaratıcısı, İş Modeli Üretimi ve Value Proposition Design kitaplarının yazarı

Greg Satell’in yeni kitabının çıktığını görür görmez–Twitter’dan, Harvard Business Review’den ya da başka bir yerden–yeni bir şey öğreneceğimi ve okurken eğleneceğimi bilirim. Satell özellikle bir inovasyon stratejisi tasarlamak ve hayata geçirmek için gerekenler konusunda mükemmel şeyler yazıyor. Bunlar, öğrencilere verdiğim derslerde ve yöneticilere danışmanlık yaptığım sırada çok yararlandığım türden şeyler.

—Robert Sutton, Stanford Üniversitesi İşletme ve
Mühendislik Profesörü, IDEO Üyesi

Greg Satell’in inovasyon ve teknolojinin iş dünyasını nasıl değiştirdiğine dair müthiş önsezileri var. Benzersiz perspektifiyle gerçekleştirdiği inovasyon deneyiminin iç işleyişine dair araştırma, hepimizi bilgilendiriyor. Onun bu keşif yolculuğundan herkesin öğreneceği şeyler var.

—Dr. James Canton, CEO, Institute for Global Futures,
Future Smart kitabının yazarı

10 milyar dolarlık bir şirketin baş stratejisti olarak, inovasyon her zaman öncelikli konularım arasında yer alıyor ve Greg bu kitabında bu konuda harika ve pratik bir kılavuz sunuyor. Zekice göz boyamaların ve sloganların ötesine geçen kitap, dünyanın en inovatif kurumlarından derlenen basit, kullanımı kolay bir çerçeve sunuyor. Greg, üst düzey iş deneyimi sayesinde anlattıklarını bizzat yaşamış bir isim. Benim açımdan bu çok önemli bir konu.

—Rishad Tobaccowala, Publicis Groupe Baş Stratejisti

İnovasyonun püf noktası, şansı tasarımla birleştirmek, beklenmedik şeyler için planlanmış bir alan yaratmaktır. Greg bu ince çizgi üzerinde başarıyla yürüyor. İlkeleri hem pratik, hem de beklenmedik alanlardan gelen beklenmedik fikirlere kucak açan türden. İnovasyon süreci de böyle bir gerçeklik gerektirir.

—Alph Bingham, InnoCentive’in ortak kurucusu ve eski CEO’su

 

inovasyonuharitalamak_k2.jpg

Yorum bırakın

Filed under Dijital Çağ, Optimist

İNOVASYON İNTİHARININ 6 ŞEKLİ

inovasyon_serüveni_Optimist-165

“Tehlikeli bir yolculuk için adam aranıyor. Düşük ücret, acı soğuk, tamamen karanlık uzun aylar, sürekli tehlike ve güvenli geri dönüş şüpheli. Başarı durumunda şeref ve takdir.”

Bu ilan 1913 yılında bir Londra gazetesinde yayınlanmış. Cevap vermeyi düşünür müydünüz? Cevabınız evetse, gerçek bir inovatörsünüz. Giderken yanınızda götürmeniz için size şu altı öneriyi aklınızda tutun.

İNOVASYON İNTİHARININ 6 ŞEKLİ

  1. İhtiyaç olmadan başlamak.
    Değişmemiz için tek neden, ihtiyaçlarımızı karşılayacak, yeni, basit ve çekici bir çözümün ortaya çıkmasıdır. Bu kadar basit. Unutmayın, gereklilik icadın anasıdır. İhtiyaç olmadığında başkalarını inovasyon yapmaya ikna etmeye çalışmayın, reddedilirsiniz.
  2. Önce inovatör aramak
    Tamam, inonvasyona ihtiyacımız var, peki ama kimi görevlendireceğiz. Birçok kuruluş en inovatif çalışanı inovasyon sorumlusu yapar. Akıllıca bir davranış gibi gelebilir ama değildir. Bir yalnız kurt olarak kalacaktır, çünkü icat ve inovasyon çok farklı iki şeydir. Kendi başınıza icat yapabilirsiniz. Ancak bir kuruluşta asla tek başınıza inovasyon yapamazsınız. Ar-Ge mühendisleri, üretim müdürleri, IT personeli, pazarlamacılar, servis çalışanları ve satış temsilcilerine ihtiyacınız var.
  3. Kendi fikrinizle başlamak.

İnovasyon sadece fikirlerle değil, doğru fikirleri alıp pratikte gerçekleştirmekle ilgilidir. İnovasyonun küresel simgesi, parlak, ışıltılı bir ampuldür. Aklınıza bir fikir geldiğinde, muhtemelen ona aşık olacaksınız. Bu muhteşem bir duygudur, ancak ne yazık ki aşkın gözü kördür.

  1. Tek bir fikre güvenmek.
    Yeni bir ürüne dair her yedi fikirden yaklaşık dördü geliştirme aşamasına girer, bir ila ikisi lanse edilir ve sadece biri başarılı olur. Asla tek gemiye güvenmeyin, geri dönmeme riski çok yüksektir.
  2. Beyin fırtınasıyla başlamak.
    Yeni bir şey bulma ihtiyacı duyulduğunda, insanlar genelde işe beyin fırtınası düzenlemekle başlar. Ne gariptir ki, sıklıkla inovatif hiçbir şey çıkmaz. Bu nedenle beyin fırtınası birçok şirkette olumsuz çağrışımlar yapar. Ne de olsa aynı çalışan grubu hiçbir hazırlık yapmadan bir araya gelir. Sorunun yeni fikir üretme kabiliyetsizlikleri olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak yanılırsınız. Sorun, eskilerden kurtulma kabiliyetsizlikleridir. Amerikalı işadamı Dee Hock’un şu sözünü hatırlayın: Sorun, asla aklınıza yeni, inovatif düşüncelerin nasıl geleceği değil, eskilerin nasıl çıkacağıdır” Her akıl köhne mobilyalarla dolu bir binadır.
  3. Müşterileri ihmal ederek başlamak.
    Müşterilerinizin ne istediğini bulmaya çalışmayın. Çünkü müşteriler ihtiyaçlarını her zaman dile getiremeyebilirler. İşte müşterilerin ilgili gelecek sorunlarını araştırmakla başlayın.

MÜKEMMEL BİR YENİ KONSEPT

Müşteriler değişiyor. Rakipler değişiyor. Teknoloji değişiyor. Siz hiçbir şey yapmazsanız, yeni, rekabetçi ürünler ve hizmetler ürünlerinizi ve hizmetlerinizi yakalayıp geçiyor. Bir çalışma, ürünlerin yaşam döngüsünün son elli yılda ortalama yüzde 400 daraldığını gösteriyor. Dolayısıyla inovasyon esas. Şükür ki, inovasyonun çileli yolları için bir pusula arayan firmaların kolayca uygulayabilecekleri görsel ve sistematik bir yaklaşımın esasları kitaplaşmış durumda. İnovasyon Seferi isimli bu kitap, Türkiye’de şimdiden 4000 kişi tarafından okunmuş durumda. İş Modeli Üretimi isimli kitabın tamamlayıcısı olup aynı görsel zenginlik ve tasarım anlayışıyla hazırlanan İnovasyon Seferi’nde, FORTH İnovasyon metodu olarak adlandırılan bir yöntem açıklanıyor. FORTH metodu Avrupa, Kanada, Hindistan, Rusya ve Çin’de yolculuğunu tamamladıktan sonra rotasını şimdi Türkiye’ye çevirmiş durumda. Beş ana adımdan oluşan ve 15 hafta süren bu metodu uyguladığınızda hedef müşteriler tarafından test edilmiş, fizibiliteleri yapılmış ve her şeyden önemlisi üst yönetim tarafından onaylanmış iş modelleri ortaya çıkarmış oluyorsunuz. Şemalar, vakalar, kontrol listeleri, formatlar ve inovasyon haritalarıyla dopdolu olan İnovasyon Seferi, şimdiden 2015’in yıldızı ilan edildi.

Bir not: Bu kitap 2014’ün aralık ayında düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası katılımcılarına da TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) tarafından hediye edildi.

1 Yorum

Filed under Strateji, Yönetim - Liderlik, İş - Yönetim

Mobil Pazarlama Hakkında Her Şey

Mobil_Pazarlama_Kapak.indd

Yazar: Jeanne Hopkins – Jamie Turner

Mobil pazarlama havuzuna dalmak isteyen şirketler ve dahiyane mobil kampanyalar düzenlemek isteyen reklamcılar için…

İşinizi büyütmek için mobil pazarlamayı nasıl kullanacağınızı merak mı ediyorsunuz? QR kodlarını, mobil uygulamaları kullanmayı, mobil web sitenizin nasıl olması gerektiğini, SMS’in inceliklerini, lokasyon temelli pazarlamayı ve diğer mobil araçları bilmek mi istiyorsunuz? Fortune 500 şirketlerinin mobil pazarlamayı nasıl kullandıklarını mı araştırıyorsunuz?

Mobil Pazarlama Hakkında Her Şeytam olarak bu tür ihtiyaçlarınıza yanıt vermek için yazıldı. Kitap boyunca bir mobil pazarlama kampanyasını nasıl hazırlayacağınız, başlatacağınız ve yürüteceğinizle ilgili sorularınızı her yönüyle ele alınıyor. Yaygın mobil medya hatalarından kaçınmak, mobil merkezli ilginç içerikleri nasıl üreteceğinizi keşfetmek ve verimli satış döngüsü yakalamak için çok vaktiniz olmadığını gerçekten biliyoruz. Dolayısıyla sizi geciktirmeden mobil pazarlamaya sokacak başlama vuruşunu yapıyor ve sizi işin ince noktalarına inmeye davet ediyoruz.

Unutmayın, mobil pazarlamayı gerçekten anlamak için mobil pazarlamayı kullanmanız gerekir. Bu inanılmaz ve güçlü yeni aracın tüm nüanslarına gerçekten hâkim olmanın tek yolu bu.

“Artık kaçış yok! Post-dijital dünyamızda artık her şey mobil. Gösterimi yapılan mobil reklamların önemli bir bölümünün mobil uyumsuz sitelere yönlendirildiği ülkemizde ise, markaların bu konuda bir yol haritasına ihtiyaçları olduğu kesin.  Mobil Pazarlama Hakkında Her Şey sadece mobil pazarlamanın dinamiklerini geniş bir şekilde anlatmakla kalmıyor, strateji geliştirmede içgörü sağlayan başarı hikâyeleri ve uygulamaya yönelik pratik bilgilerle yol haritanızı oluşturma konusunda faydalı bir kaynak sunuyor. Artık kaçmak istemeyenlere şiddetle tavsiye ederim.”

-Mehmet Bali, O° Proximity İstanbul Genel Müdürü

(Detaylı bilgi için lütfen kapak görseline tıklayınız)

2 Yorum

Filed under Reklam ve Pazarlama, Satış ve Pazarlama

Günümüzün En Büyük Meselesi Bolluk Yaratmak

İnsanoğlu var olduğundan bu yana; ayrıcalıklı bir azınlık, terinin son damlasına kadar çalışan bir çoğunluğun hiçbir zaman faydalanamadığı nimetlere sahip oldu. Akil adamların hepsi aradaki bu uçurumun kapanmasının mümkün olmadığını düşünüyorlardı. Ama kapanıyor, hem de müthiş bir hızla…

Abundance

Diamandis ve Kotler, Bolluk‘ta; geçtiğimiz iki yüz yılda yapamadığımız kadar büyük bir atılımı önümüzdeki yirmi yıl içinde yapabileceğimizi anlatıyorlar. Yapay zekâ, robotbilim, muazzam kapasitelere sahip bilgisayarlar, dijital imalat, nanomateryaller, sentetik biyoloji ve hızla genişleyen teknolojik ağ, önümüzdeki yirmi yıla damgasını vuracak. Teknolojinin hızla geliştiği ve karşımıza yeni fırsatlar çıkardığı bu dönem, hepimizi bollukla daha çok karşılaştıracak.

Teknolojinin kaldıraç etkisi ile Bolluk çağına geçebilmek için ihtiyaçlarımızı; su, gıda, enerji, sağlık, eğitim ve özgürlük kategorilerine ayıran Diamandis ve Kotler, bu alanlarda öncülük eden inovatörleri ve endüstrinin yaratıcı isimlerini sahneye çıkartıyor; günümüzün karamsar atmosferine inat iyimserlik tohumları ekiyorlar.

“Aslında hangi geçerli ölçütle bakarsak bakalım, yaşam kalitesinin son yüzyılda her zamankinden çok daha fazla iyileşmiş olduğu yakında netlik kazanacaktır. Bu yüzden, yol boyunca ne gibi kaba, yürek burkucu kesintilerle karşılaşırsak karşılaşalım, kitapta göreceğiniz gibi, küresel yaşam standartları manşetleri kaplayan dehşete rağmen iyileşmeyi sürdürecektir.

Bunu Neden Önemsemeli

Bu kitap, küresel yaşam standartlarının iyileştirilmesiyle ilgili; desteğe en çok ihtiyacı olan standartlar ise gelişmekte olan ülkelerde. Burada ikinci soru gündeme geliyor. Gelişmiş dünyada yaşayan bizler bunu neden önemsemeliyiz? Kendi dünyamızda zaten yeterince sorunumuz yok mu? ABD’deki işsizlik ve haciz oranları yükseliyor, öyleyse insani nedenleri bir yana bırakırsak, küresel bolluk çağı için zamanımızı harcamaya gerçekten gerek var mı? 

Bunun yanıtı, kısaca evettir. İzolasyon günleri artık geride kaldı. Günümüz dünyasında ‘oralarda’ olan her şey ‘buraları’ da etkiliyor. Salgınlar sınır tanımıyor, terör saldırıları küresel ölçekte yürütülüyor ve aşırı nüfus hepimizin sorunu. Bu sorunları çözmenin en iyi yolu ne olabilir? Küresel yaşam standartlarını yükseltmek değil mi? Araştırmalar bir ulus ne kadar varlıklı, eğitimli ve sağlıklı olursa, toplum içi şiddet ve huzursuzluğun o kadar az görüldüğünü ve huzursuzluğun ülke sınırları dışına taşma olasılığının da o kadar düşük olacağını gösteriyor. Dolayısıyla, istikrarlı yönetimlerin, bir bulaşıcı hastalığın patlak vermesini küresel salgına dönüşmeden önleme olanağı daha fazladır. Yaşam kalitesi ile nüfus artışı oranı arasında dolaysız bir bağın varlığı da bunun ilave ödülüdür — kalite arttıkça doğum oranı azalır. Meselenin özü şu: günümüzün hiper bağlantılı dünyasında herhangi bir yerdeki problemi çözdüğünüzde, her yerdeki problemi çözmüş olursunuz. 

Üstelik önümüzdeki büyük meydan okumaları göğüslemek için en etkili araç insan aklıdır. Şu anda sürmekte olan enformasyon ve iletişim devrimi tüm gezegene hızla yayılıyor. Önümüzdeki sekiz yıl içinde üç milyar kişi daha internet kullanmaya başlayacak, küresel söyleşiye katılacak ve küresel ekonomiye katkı yapacak. Onların fikirleri –daha önce ulaşma şansı bulamadığımız fikirler– hepimizin yararına olacak yeni keşifler, ürünler ve icatlar getirecek.”

– Peter H. Diamandis & Steven Kotler, Bolluk

Yorum bırakın

Filed under Optimist

Gary Hamel kimdir?

Gary Hamel

Son kitabı What Matters Now Mayıs 2013’te Şimdi Ne Yapıyoruz adıyla Türkçede yayınlanan Gary Hamel kimdir?

Köşe başı niteliğindeki kitapları Devrimin Başına Geçin ve Geleceği Kazanmak (CK Prahalad’la birlikte yazdı) çok satan yönetim kitaplarının tümünde yer aldı ve şu ana kadar 20’den fazla dile çevrildi. Son kitabı Yönetimin Geleceği Amazon.com tarafından yılın iş kitabı seçildi.

Hamel son yirmi yıl içinde Harvard Business Review için 17 makale kaleme aldı ve dergi tarihi boyunca yazıları en çok yeniden basılan yazar unvanına sahip oldu. Ayrıca Wall Street Journal, Fortune, The Financial Times ve dünyanın önde gelen birçok yayın organında yazıları yayınlandı. Londra İşletme Okulu öğretim üyesi kadrosunda yer alan Hamel, Stratejik ve Uluslararası Yönetim Konuk Profesörlüğü görevini sürdürmektedir. Hamel, Dünya Ekonomik Forumu ve Stratejik Yönetim Topluluğu’nun üyesidir.

Detaylı bilgi içinhttp://www.garyhamel.com/

Şimdi Ne Yapıyoruz için ne dediler?

Şimdi Ne Yapıyoruz, iştah açıcı bir büfeden farksız… Geleneksel söylemlerdekinden bambaşka bir gelecek görüntüsü, ilham verici tavsiyeler ve altı çizilecek nitelikte fikirler şöleniyle karşı karşıyasınız. Gary Hamel’ın yönetim düşüncesinde bir efsane olduğunu zaten biliyorduk, fakat bu kitabıyla niçin olduğunu da anlıyoruz.” – Daniel Pink, Drive’ın yazarı

“Gary Hamel bizi hayrete düşürmeye devam ediyor. Tutucu kuruluşlara ve statükoya meydan okuyarak geleceği önümüze seriyor ve yaratıcılığımızı serbest bırakıyor. Bu kitap benim için adeta bir inovasyon oldu: Benzersiz ve güçlü… Değerler yaratmak isteyen 21. Yüzyıl liderlerine gerçek bir avantaj sağlayacağına şüphe yok.” – Jeff Fettig, Whirlpool Corporation kurucusu ve CEO’su

Şimdi Ne Yapıyoruz’u okuyup da kuruluşunuzda bazı şeyleri değiştirmeyi düşünmemeniz olanaksız. Tercih sizin: Gary Hamel’ın kitabını alıp listenizin en başına koyun veya gerçekleşmesi kaçınılmaz bir hezimeti erteleyin.” – Charlene Li, Açık Liderlik kitabının yazarı

1 Yorum

Filed under Optimist

Şimdi Ne Yapıyoruz (mayıs’13)

Şimdi Ne Yapıyoruz

Yazar: Gary Hamel

(Wall Street Journal’ın dünyanın en etkili iş düşünürü listesinin 1 numaralı ismi)

Amansız değişim, şiddetli rekabet ve durmak bilmez inovasyon dünyasında başarıya nasıl ulaşabilirsiniz?

Geleceğe ve insanlığa yaraşır kuruluşlar inşa etmek…

Mühendis olmayan bizleri, yani yönetici, yürütmeci ve liderleri esinlemesi gereken büyük sorunlar neler? Karbon ayrıştırma ya da füzyonla enerji üretme çabalarının bizim alanımızdaki eşi ne? Yönetim insani başarı teknolojisidir. Dünyanın en zorlu problemlerini çözmek ya da daha alçakgönüllü bir ifadeyle, derinlemesine insani örgütler yaratmak, bilimsel atılımlardan fazlasını gerektirir; yeni planlama, örgütleme, işbirliği, kaynak tahsisi, motive etme ve evet, kontrol yöntemleri gerektirir. Biz yöneticiler hülyalı bakışlı hayalciler değil, pragmatik iş bitiricileriz. Ancak yine de, insan olmamızdan ötürü, son tahlilde hizmet ettiğimiz davalar ve çözmeye uğraştığımız problemlerle tanınırız.

Bu satırların yazarı Gary Hamel Wall Street Journal tarafından dünyanın 1 numaralı iş düşünürü olarak tanıtıldı ve Fortune dergisince dünyanın en etkili iş stratejisi uzmanı seçildi.

Başarıyı yakalayabilecek örgütler kurmaya yönelik çok yönlü bir ajanda olarak nitelendirdiği son kitabı Şimdi Ne Yapıyoruz, bir kuruluşun gelecekteki doğrultusunu belirleme sorumluluğu duyanlara bol miktarda radikal öneriler sunuyor.

Okuyacağınız sayfalarda bir başlangıç yapmak için yeterince esin ve yönlendirme bulacak, varsayımlarınızı sorgulama ve ilkelerinizi gözden geçirme fırsatı yakalayacaksınız.

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

 

Yorum bırakın

Filed under Yönetim - Liderlik, İş - Yönetim