Tag Archives: İnternet

Nesnelerin İnterneti: Ütopya mı distopya mı?

3D yazıcılar ile ihtiyaç sahibi hastalar için kulak geliştirilen bir dönemdeyiz.

Drone’ların doğal afetlerde cankurtaranlara yol gösterdiği bir dönemdeyiz.

Robot arıların, bal arılarının sayılarının azaldığı yerde tozlaşma işlemini yapabilmesi için görevlendirildiği bir dönemdeyiz.

Bileğimizdeki Fitbit’in buluta aktardığı veri sayesinde egzersiz ve sağlıkla ilgili istatistiklerimizi anbean takip edebildiğimiz bir dönemdeyiz.

Çantamızda bir adet kitap taşıyabilirken, e-kitap sayesinde yüzlerce kitapla gezinebildiğimiz bir dönem bu.

Yollarda arabaların insansız hareket etmeye başladığı; bir zaman sonra otonom araçların, yüzde 70-80’i insan hatasından kaynaklanan kazaları neredeyse tamamen ortadan kaldıracağı bir dönem…

Teknoloji bizim için burada. Hayatı kolaylaştırıyor.

Daha da kolaylaştırmaya devam edecek.

Screen Shot 2017-04-10 at 10.22.18.png

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things) sayesinde artık insanlar ve makineler birbirine gitgide daha bağlı hale geliyor. Etrafımızdaki her eşya bu internet bağlantısı ile “akıl”lanıyor. Önce telefonlarımız akıllandı, sonra kitaplarımız, sonra kolumuzdaki saatler. Bu arada buzdolapları, panjurlar, ışıklar akıllı hale geldi. Telefonlarımız kumanda işlevi görmeye başladı, ödeme aracı işlevi görmeye başladı, içeride uyuyan bebeğimizi gözleyebildiğimiz kamera haline geldi, harita haline geldi, bilgiye en kısa yoldan gerçek zamanlı ulaşmamızı sağlar hale geldi. Kontrol her zaman bizde. Etrafımızdaki nesneleri yalnızca kullanmıyoruz, onları aynı zamanda yönetiyoruz da. Bunun bir adım ötesi ise, MIT Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zekâ Laboratuvarı kıdemli araştırmacısı David Clark’ın belirttiği gibi,

“Cihazların kendi iletişim kalıplarını ve sosyal ağlarını geliştirerek kendini kumanda edip çalıştırabileceği, kendi kararlarını kendi verebileceği bir dünya…” (s.181)

 

Bu bir ütopya mı?

Yeniden başlıyoruz:

3D yazıcılar ile illegal yollardan silah ya da ev yapımı bombaların üretilip toplu kıyımların yapılabileceği bir dönemdeyiz.

Drone’ların hırsızlık, gözetleme, biyolojik silah taşıma için kullanılmasına mani olamayacağımız bir dönemdeyiz.

Robot arıların, kötü niyetli kişilerin egemenliğinde kullanılması ile sentetik virüslerin tüm ülkeye rahatça yayılabileceği bir dönemdeyiz.

Bileğimizdeki Fitbit’in buluta aktardığı veri sayesinde egzersiz ve sağlıkla ilgili istatistiklerimizi takip ve analiz eden işverenlerin, sağlık risklerimizden ötürü bizi işe almayacağı ya da hak ettiğimiz terfiyi vermeyeceği bir dönemdeyiz.

Çantamızda istediğimiz kitabı taşıyabiliyorken, telif haklarından ötürü elektronik piyasadan çekilen bir kitaba artık hiç ulaşamayacağımız bir dönemdeyiz.

Yollarda arabaların insansız hareket etmeye başladığı; bir zaman sonra otonom araçların, yüzde 70-80’i insan hatasından kaynaklanan kazaları neredeyse tamamen ortadan kaldıracağı, ancak olası bir hatada yüzlerce aracın birbirine girip yeryüzünün en büyük çaplı trafik kazalarına neden olabileceği bir dönemdeyiz.

 Suçlular gelişen her teknolojiyi istismar etmek için hazırda bekliyor. (s.171).

Teknoloji suçlular için burada. Hayatı tehlikeli hale getiriyor.

Daha da tehlikeli hale getirmeye devam edecek.

 

Bu bir distopya mı?

Screen Shot 2017-04-10 at 10.23.16.png

Bunu zaman gösterecek. Öyle görünüyor ki; siber suçlar, toplumsal uyuşmazlıklar, hukuki açıklar, politik anlaşmazlıklar, ekonomik dengesizlikler hızla ilerleyen teknolojinin yarattığı kaosun doğurduğu en büyük problemlerden olacak. Fakat diğer bir açıdan bakılınca da nesnelerin interneti yaşamlarımızı çarpıcı biçimde zenginleştirip geliştirecek: Daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmemize, sağlık hizmetlerinden daha iyi faydalanıp hastalıkların önünü çok daha kolay almamıza yardım edecek. Endüstriyel makinelerin daha etkin ve verimli çalışmasına, evlerde ve işyerlerinde çok daha çevre dostu ve enerji verimliliği yüksek uygulamaların kullanılmasına; hatta akıllı makinelerin, olası siber saldırıları öğrenip kendilerini koruyabilir hale gelmesine yardım edecek (s. 194).

Mobil teknoloji her şeyi nasıl değiştiriyor?

Son on yılda dijital teknolojiler dünyayı değiştirdi. İnsanların iletişim kurma, birlikte çalışma, alışveriş yapma, tatil rezervasyonu yaptırma ve finansal durumlarını yönetme ve benzeri birçok şeyi yapma şeklini değiştirdi. Mobil teknolojiler bu devrimin merkezinde yer alıyor. (s. 43)

7.5 milyar nüfuslu dünyada neredeyse 5 milyar kişi cep telefonuna sahip ve dünya nüfusunun neredeyse yarısı akıllı telefon kullanıyor.1 Bilişim danışmanlığı firması Gartner’a göre internet faaliyetlerinin yarısından fazlası mobil cihazlar aracılığıyla yapılıyor. (s.45) Bulut bilişim sayesinde farklı cihazlar arasında veri, fotoğraf ve doküman alışverişi ve senkronizasyon yapma imkânı ortaya çıktı. Şimdilerde telefonumuzdaki Passbook uygulaması ile check-in sırasına girmeye gerek kalmadan e-biletimizi okutup uçağa gidebiliyoruz, içtiğimiz kahve için para vermek yerine Bluetooth özelliğini açıp Beam uygulaması ile elimizi cebimize götürmeden ödememizi bir saniyede yapabiliyoruz.

İlerleyen yıllarda ise akıllı telefonlarımız koku ve tat alma duygusu da kazanacak. Böylece telefonlar ses çıkarmamaları gereken durumları anlayacak ya da yiyeceklerin bozulduğunu tespit edebilecek. (s.62) Yani sayıları gitgide artan bağlı cihaz ve sistemler yaşam tarzımızı, çalışma şeklimizi ve etkileşme biçimimizi hayal edemeyeceğimiz kadar derinden etkileyecek.

Sistemler akıllanırken biz aptallaşıyor muyuz?

Screen Shot 2017-04-10 at 10.25.01.png

Siz de hesap makinesini bile sizi dört işlemi ezberden yapamaz hale getirdiği için kullanmayanlardansanız, daha da vahimi, benim gibi eşinin telefonunu bile ezbere bilmeyenlerdenseniz (telefonumda var, neden ezberleyeyim, değil mi?) günümüz teknolojilerine daha dikkatli yaklaşmanızda fayda var. Tabii işin bir de yol tarifi boyutu var, oraya hiç girmeyeyim… Peki neden böyle oluyoruz? Teknoloji bizim hayatımızı kolaylaştırmak, kendimize daha kaliteli zaman ayırmamız için varken biz neden önemli numaraları hatırlayamaz olduk, şu fitness bilekliği her türlü desteği vermesine rağmen git gide neden daha tembel hale geliyoruz? Görünen o ki, cihazlar bizim yerimize ne kadar iş yaparsa, biz de doğal ritmimizle o kadar az temas ediyoruz ve bedenimizle zihnimizi daha az çalıştırıyoruz. (s.157)

Yoksa neden sağdaki yol kapalı olmasına rağmen navigasyon öyle buyurdu diye o yola girmeye zorlayalım, değil mi? Güncellenmesi gecikmiş cihaza kendi gözlerimizden daha çok inanmamız sizce de biraz ürpertici değil mi? Sizi bilmem ama bence Malcolm Gladwell’in bir kitap yazmasına ve otomasyona fazlaca bel bağladığımız bu günlerde gözle görülür tehlikeden kaçınmamız gereken yerde neden beceriksizleşmeyi seçtiğimiz ile ilgili olarak bizi aydınlatmasına ihtiyacımız var. İşin aslı, beynimiz bir şekilde en kolay ve en keyif verici yoldan iş yapmaya yöneliyor, fakat gördüğünüz gibi “en kolay” her zaman “en iyi” anlamına gelmiyor. Görünen o ki, beynimiz yeni teknolojiye ayak uydurmak için bir şekilde evrimleşecek, ancak bu zekâmızda ilerleme anlamına mı gelecek gerileme anlamına mı, bunu şimdilik bilmiyoruz.

Bildiğimiz, dünyayı tamamen değiştirecek gibi görünen teknolojiyi yeni dünyamızı inşa etmek için kullanabilecek olduğumuz. Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu, onu inşa etmektir.

Hatırlarsanız, Büyük Teknolojik Dönüşüm kitabında Kevin Kelly de, içinde bulunduğumuz dönemin değerini bilmemiz ve ondan azami oranda faydalanmamız gerektiğini söylemişti. “Bugün, şu an, işe başlamak için en iyi zaman…” demişti.

O halde…

Şimdi geleceği inşa etmeye başlamanın tam zamanı!

Nesnelerin İnterneti, Optimist’ten. Keyifle, ilgiyle okuyunuz.

Irmak Parlat

1: https://wearesocial.com/uk/blog/2017/01/digital-in-2017-global-overview

nesnelerin_interneti_k2

Yorum bırakın

Filed under Araştırma - İnceleme, Dijital Çağ, Enformasyon, Irmak Parlat blog yazıları, Optimist

Dijital Dönüşümün Temelleri İçin

mitessential.jpg

Yorum bırakın

05 Nisan 2017 · 16:56

NESNELERİN İNTERNETİ

nesnelerin_interneti_k2

Nesnelerin interneti dendiğinde hepimizin aklına teknoloji merkezli bir dünya gelir. Bu dünyada otomatikleştirilmiş evlerde yaşayacak, ağ tabanlı yollarda akıllı araçlar sürecek, etkileşim açısından oldukça gelişmiş mağazalardan alışveriş yapacak, sağlığa temel yaklaşımımızı yeniden tanımlayacak sağlık ve zindelik ürünlerine bağlanacağız. Ve günlük yaşantımızda zihnin sınırlarını zorlayan birçok farklı akıllı sistem kullanacağız.

İş dünyası, teknoloji ve internet üzerine yazılarıyla tanınmış Samuel Greengard’ın Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Yayınevi tarafından yayınlanan Nesnelerin İnterneti kitabı bizi işte bu dünyaya davet ediyor.

Kitabın birinci bölümü kişisel bilgisayarlar ve internete ayrılmış. İkinci bölümde mobil teknolojiyle bulut bilişimin bağlantılı bir dünyayı desteklemek için oluşturduğu çerçeve aktarılıyor. Üçüncü bölüm endüstriyel internet ile makineler arası iletişimi konu alıyor.

Dördüncü bölümde dünya ile etkileşimimizi yeniden tanımlayan akıllı tüketici ürün ve hizmetlerinin gittikçe genişleyen yelpazesine bir göz atılıyor. Beşinci bölümde nesnelerin internetinin inşa sürecinde karşı karşıya olunan teknik zorluklara ve uygulama problemlerine değiniliyor.

Altıncı bölümde bağlantılı dünyanın geniş kitlelerin işsiz kalması, suç oranlarının artması, dijital yaşam çılgınlığı, güvenlik ve mahremiyet gibi sorun-risk ve kaygıları dillendiriyor. Son bölüm ise uzun vadede nesnelerin internetinin toplumu nasıl etkileyeceği üzerine tahminlere, 2025 yılıyla ilgili olası senaryolara ayrılmış.

Kısaca, Nesnelerin İnternetinde Samuel Greengard bizi belirlemekte olan bu dünya ile tanıştırıyor. Teknoloji konularında uzman olmasak bile hem kişisel, hem toplumsal hem de iş hayatımız açısından nereye doğru gittiğimiz hakkında fikrimiz oluşuyor.

Yorum bırakın

Filed under Dijital Çağ, Optimist, İş - Yönetim

X-Events: Her Şey Bir Gecede Çökebilir (mayıs’13)

X-Events

Yazar: John Casti

Uluslararası Bestseller X-Events: Bilinmeyen bilinmeyenlerin üstatlarına!

Gelişmiş uygarlığın topyekûn çökebileceği ihtimali, günümüzde tüm dünyayı tehdit eden bir felaket olarak görülüyor. John Casti gibi birçok bilim insanı, teknolojiye dayalı, gelişmiş toplumların, aşırı karmaşık bir yapı altında ezilen, ani bir çöküş ihtimaline karşı günbegün savunmasız hale gelen kâğıttan bir kuleye dönüşmesinden kaygı duyuyor. “X-olaylar” diye adlandırılan bazı uç senaryolar gerçekleşirse mali sistem çökecek, iletişim, ulaşım, elektrik, yiyecek ve içecek akışı kesilecek ve bir sabah, modern çağların mazi olduğunu görerek uyanacağız. Modern dünyanın çöküşüne neden olabilecek 11 farklı senaryonun incelendiği bir keşif yolculuğu…

1. İnternet’in Dünya Genelinde Uzun Süreli Kesilmesi

2. Küresel Gıda Tedarik Sisteminin İflası

3. Kıtasal Ölçekte Yaşanan Elektromanyetik Bir Darbeyle Tüm Elektronik Cihazların Bozulması

4. Yeni Bir Global Jeopolitik Düzenin Ortaya Çıkışı

5. Egzotik Parçacıkların Yaratılmasına Bağlı Olarak Dünyanın Yok Olması

6. Nükleer Tablonun İstikrarsızlaşması

7. Dünya Petrol Rezervlerinin Tükenmesi

8. Küresel Bir Salgın

9. Elektrik ve Temiz Su Şebekelerinin Çöküşü

10. Zeki Robotların İnsanoğlunu Alt Etmesi

11. Dünya Finans Piyasalarının Çöküşü
John CastiYazar hakkında: 
Amerikalı karmaşıklık bilimcisi ve sistem teorisyeni John Casti, insan kaynaklı uç olaylara ve bu olayları önceden saptamaya odaklı faaliyetler yürüten Viyana merkezli araştırma enstitüsü X-Center’ın kurucu ortağıdır. Casti, X-Center’dan önce de International Institute for Applied Systems Analysis (Uluslararası Uygulamalı Sistemler Enstitüsü) bünyesinde araştırmacı bilim adamı olarak çalışmış, Beşeri Toplumlardaki Uç Olaylar konusunda yürütülen bir projeyi yönetmiştir. Casti, uzun yıllar Santa Fe Institute ve RAND Corporation’da çeşitli görevlerde bulunmuş, Princeton, Arizona ve New York Üniversitelerinde öğretim üyeliği yapmıştır. Complexity adlı derginin editörlük görevini de yürütmüş olan Casti, gerek akademik ve gerek halka yönelik düzeyde yaklaşık yirmi cildi bulan çalışmaya imza atmıştır. Güney California Üniversitesi’nden doktora unvanına sahip olan Casti, Viyana’da yaşamaktadır.

Detaylı bilgi için: www.xeventsunlimited.com/

2 Yorum

Filed under Araştırma - İnceleme, İş - Yönetim

Ray Poynter : İnternet ve Sosyal Medya Üzerine…

“İnternet, dünyamızı kökünden değiştirdi. Bu, tüm dünyaya anında yayın yapma olanağı, bir enformasyon toplama ve yayma mekanizması; ırk, din, politik tercih, sosyal katman ya da coğrafi yerleşim ayırımı yapmaksızın bütün bireyler arasında bir etkileşim ve işbirliği mecrasıdır.

İnternet son yirmi yılın hemen hemen tüm kayda değer teknolojik gelişmelerinin (dizüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, GPS sistemleri) ‘ilham perisi’ olmuş, bocalayan pek çok sektöre (oyun, seyahat ve yayıncılık gibi) taze soluk getirmiştir. Ayrıca online topluluklar oluşturma ve yönetme üzerine yepyeni sektörlerin doğmasına önayak olmuştur. Bilgisayarları birbirine bağlama aracı olarak alçakgönüllü bir başlangıçtan, şimdi etkileri tüm toplumu saran bir noktaya gelmiştir…”

 

– Ray Poynter

Yorum bırakın

Filed under Optimist

“İnternet ve Sosyal Medya Araştırmaları El Kitabı” (ocak’12)

Yazar: Ray Poynter

En yeni yaklaşımların peşindeki pazar araştırmacıları için…

İnternet, “pazar araştırmaları” için bir “ilham perisi” olmaya devam ediyor. Online dünya bugün kullanılan en gözde yöntemlere ev sahipliği yapıyor ve online araştırma piyasası şu anda milyar dolarlarla ifade edilen bir değere ulaşmış durumda.

Geleneksel pa­zar araştırması becerileri hızla artıp genişliyor. İşte, elinizdeki kitap bu yeni medyayı ideal düzeyde kullanma ustalığına erişebilmek için araştırmacılara gereken beceri ve yaklaşımlar üze­rinde duruyor.

  • Projeleri için internet ve sosyal medya hakkındaki bilgilerini çoğaltmak ve onlardan daha fazla yararlanmak isteyen pazar araş­tırmacıları
  • Kişisel deneyimlerini, en iyi uygulama alternatifiyle kıyaslamak isteyen online ve sosyal medya araştırma alanı uzmanları
  • Neler elde edilebileceğini ve mevcut pazar araştırma yöntemlerinin sı­nırlarını daha iyi kavramak isteyen pazar araştırması müşterileri

İnternet ve sosyal medya alanında en iyi uygulama rehberi arayanlara bütünlüklü tek bir kaynak sunan bu kitapta, ihtiyacınız olan altyapıyı, bilgiyi ve yeni fırsatları kullanma tavsiyelerini bulacaksınız.

(Detaylı bilgi için lütfen kapak görseline tıklayınız)

Yorum bırakın

Filed under Araştırma - İnceleme