Tag Archives: KADIN İŞ GÜCÜ

Trilyon Dolarlık Pazar: Çalışan Müslüman Kadınlar

haziran-blog-yazi1-1

2000’den bu yana 50 milyon Müslüman kadın iş gücüne katıldı.

Özellikle Y kuşağıyla birlikte, son 15 yılda Müslüman dünyasında evden işe doğru, eşi görülmemiş bir kadın göçü yaşandı. Ekonominin kültüre baskın geldiği bu hareketle milyonlarca kişi ilk kez işgücüne katıldı.

Müslüman dünya yekpare bir parça değil; bir dizi farklı ekonomi, kültür ve coğrafyadan oluşuyor. Dünyada Müslümanların büyük bölümü, nüfusun çoğunluğunu oluşturdukları 30 gelişmekte olan ülkede yaşıyor. Bu aynı zamanda dünya nüfusunun yüzde 5’ini ve toplam gayri safi milli hasılanın yüzde 12’sini oluşturuyor. Bunlar arasında kişi başına düşen gelirin yüksek olduğu Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt; üst orta olduğu Malezya, Türkiye, İran, Ürdün ve Tunus ile orta ve düşük olduğu Fas, Pakistan, Endonezya, Mısır, Bangladeş ve Tacikistan gibi ülkeler bulunuyor. Müslümanlar aynı zamanda doğum oranlarındaki artış nedeniyle genel yaş ortalamasına göre daha genç bir nüfusa sahip. Genç Müslümanlar artık ülkelerinin tarihi üzerine daha fazla okuyor, yeni fikirleri benimsiyor, yeni teknolojiler kullanıyor. İşte bu yeni nesil çalışan kadınların olağanüstü yükselişi hakkında bilmeniz gereken 10 şey:

1 – Müslüman dünyada artık üniversite öğrencilerinin çoğunluğu kadınlardan oluşuyor.
Geleneksel olarak eğitimde azınlık olan kadınlar bugün artık bu alanda erkeklerin önünde yer alıyor. Müslüman çoğunluğun en yüksek oranda olduğu ülke Endonezya’da, 1970’ten bu yana üniversiteye kayıt yaptıran kadınların sayısı yüzde 2’den yüzde 33’e ulaşırken aynı dönemde erkeklerde bu oran ancak yüzde 4’ten yüzde 29’a yükselebildi. Suudi Arabistan’da on yıl önce kadınların yüzde 30’u üniversiteye gidebilirken bugün yüzde 50’si gidiyor ki bu oran Meksika, Çin, Brezilya ve Hindistan’ın üstünde… Bu da Müslüman dünyada yeni beyaz yakalı iş gücünün kaynağını oluşturuyor.

2 – STEM eğitimi, kadınların Müslüman dünyasındaki Dördüncü Sanayi Devrimine dahil olmasını sağlayan özel bir başarı öyküsüdür.
Birçok ülkede kadınlar kod yazma ve diğer bilimlerde ustalaşma konusunda küçük bir azınlığı oluşturuyor. Ancak beş ülkede STEM, yani science (fen), technology (teknoloji), engineering (mühendislik) ve mathematics (matematik) gören öğrenciler arasında kadınların sayısı erkeklerden fazla. Bu ülkelerden ikisi çoğunluğu Müslüman olan Brunei ve Kuveyt… Diğer 18 ülkede STEM öğrencileri arasında kadınların oranı yüzde 40. Bunların yarısından fazlası Tunus, Katar, Cezayir, Umman, Malezya, Ürdün, Bahreyn, Azerbaycan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi çoğunluğun Müslüman olduğu ülkeler. Suudi Arabistan’da bu alanlardaki kadın öğrenciler yüzde 38, İran’da yüzde 34 iken İngiltere’de bu oran yüzde 36, ABD’de yüzde 30.

3 – 2000’den bu yana 50 milyon kadın iş gücüne katıldı. İş gücü piyasasına bu tüm zamanların en büyük ve eğitimli grubunun katılımı, kadınlar için beklenmedik bir devrimdir.
Milenyuma girilmesinin hemen ardından Müslüman dünyanın yükselen piyasasında çalışan kadın sayısı 100 milyon civarındaydı Bugün 15 yıl içinde yüzde 50 artış göstererek 155 milyona ulaşan sayı; çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ülkelerdeki 450 milyon kadının yüzde 30’unu oluşturuyor. Kadınların işgücüne katılım oranındaki artış Kazakistan’da yüzde 74, Endonezya ve Malezya’da yüzde 53, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüzde 42, Türkiye’de yüzde 33, Pakistan’da yüzde 26 ve Suudi Arabistan’da yüzde 21 olmak üzere değişkenlik göstermekle birlikte hepsinde erkeklere göre daha yüksektir.

4 – Tüm bu kazançlar birleştiğinde, bir ülke gibi farz etsek Müslüman kadınlar, dünyanın en zengin ülkeleri sıralamasında 16. sıraya yerleşiyor.
Çalışan kadınlar ve onların 1 trilyon doları bulan harcanmaya hazır geliri, yeni ve devasa bir pazardır. Yeni nesil çalışan kadınlar daha maddeci ve dijital dünyayla yakından ilişkideler. Eğitim, sağlık ve gıdadan finans, moda ve bilgi teknolojisine kadar geniş bir yelpazede arz ve talep yaratıyorlar. Kız çocukları ve kadınların eğitimine yapılan yatırım ekonomiye katkı sunmaya başladı, bundan sonra da bu artarak devam edecektir. İş gücüne katılımda cinsiyet eşitliği sağlandığında, Müslüman ülkelerin geliri 5.7 trilyon dolar artabilir. McKinsey’e göre 2025 yılına kadar kadınların iş gücüne katılımı tam potansiyeline ulaşırsa bu, sadece Ortadoğu’da gayrisafi yurtiçi hasılayı yüzde 47 oranında artırır.

5 – Müslüman dünyasında çalışan kadınların sayısındaki bu hızlı artış yeni bir şey olsa da bugünün bu iddialı iş kadınları kendilerine geçmişten bir rol modeli bulabiliyor.
İslam’ın yayılma döneminde Hatice isimli bir tüccar, Hz. Muhammed’i işe almış ve onu bir ticari görev için Mekke’den Suriye’ye göndermişti. Daha sonra Hatice, Hz. Muhammed’in karısı oldu ve ilk zamanlarında bu yeni dinin taraftarlarını finansal olarak destekledi.

haziran-blog-yazi1-2

6 – Küreselleşme, teknoloji, hırs ve ekonomik zorunluluklar Müslüman dünyasında çalışan kadınların yükselişinde bir “kusursuz fırtına” yarattı.
Küreselleşme ve teknoloji kadınlar için yeni fırsatlara kapı açtı ve kendi toplulukları dışındaki rol modellere de ulaşmalarını sağladı. Özellikle de eğitimli kadınlar artık annelerinin kuşağının hayal dahi edemediği bir âleme adım atıyor, iş ve yetki alanlarını evin dışına taşıyor. Ayrıca bir önceki neslin, erkeği aile reisi ve eve bakan kişi olarak konumlandıran anlayışı, artık pek çok kadın ve erkek için hem kendileri hem de çocukları için istedikleri hayata uygun değil. Sosyal hayatı hareketli, orta sınıf, şehirli çiftler için artık norm hem kadının hem de erkeğin çalıştığı bir sistemdir.

7 – Konu, işi ve aileyi dengelemeye geldiğinde yükün büyük bölümü hâlâ kadınların sırtında.
Bugün Jakarta, İstanbul ya da Cide’deki pek çok orta sınıf genç çiftin evdeki işbölümü konusunda kendi ebeveynlerine oranla Londra, New York ya da Hong Kong’daki benzerleriyle çok daha fazla ortak yanı olmasına rağmen, bakım ve ücretlendirilmeyen ev işleri hâlâ büyük ölçüde kadının sorumluluğunda… Örneğin Türkiye’de ev işleri için kadınlar erkeklerden üç kat fazla zaman harcıyor. Şehirli ve çalışan Müslüman kadınlar, genellikle ev işleri için düşük ücretli yardımcılardan, çocuk bakımı için de aile büyüklerinden destek alıyor.

8 – İş yerleri bu yeni trende hızla dahil olurken politikacıların da onlara ayak uydurması gerekiyor.
Çalışan kadınlar artık niş bir pazar değil. Hem yerel hem de çok uluslu şirketler bu muazzam potansiyelin farkına vardı; birçoğu kadın çalışan sayısını artırmak ve var olanları elinde tutabilmek için çeşitli stratejiler ve yerel kültüre uygun uygulamalar geliştiriyor. Ayrıca kendi parasını kazanan kadınların tüketim biçimlerinin, geleneksel rolleri benimsemiş kadınların dolaylı tüketim alışkanlıklarından çok farklı olduğunun bilincindeler. Bu yeni pazar için ürün ve hizmet tasarlıyorlar. Hükümetler de artık, giderek büyüyen kadın çalışan, işveren, vergi mükellefi ve tüketici gerçeğini görüp özellikle finans, ulaşım ve teknoloji alanında ulaşılabilirliği artırmak, kadın girişimciliğini desteklemek ve kadınların işgücüne katılımını artırmak konusunda teşvikler uygulamalıdır.

9 – E-ticaret, Müslüman kadınlar için eşsiz bir fırsat yarattı.
Teknolojiyle yakından ilgili girişimci kadınlar, pazarı anlamada üstünlük göstererek dijital dünyanın sunduğu fırsatlara yöneliyor. Mısır’da, trafik yoğunluğunu gösteren ve güvenli ulaşım imkânı sağlayan Raye7 isimli otomobil paylaşım uygulaması girişimci Samira Negm tarafından tasarlandı. Pakistan’daki startup projesi doctHERS ise kırsal kesimde yaşayanların kadın doktorlara ulaşımını sağlayan dijital bir platform. Endonezya’daki Hijup da düşük gelirli ama modayı yakından takip etmek isteyen dindar kadınlar için tasarlanmış en büyük “mütevazı moda” sitelerinden biri. Tüm bu yeni işletmeler bilindik sorunlara yeni ve kadın gözünden bir bakış sundu.

10 – Bu yeni eğilim Müslüman dünyasının ötesine geçiyor.
Çalışan Müslüman kadınların sayısı artıkça bunun etkisi yerel pazarların sınırlarını aşıyor. Bu gezegende her on kişiden biri Müslüman bir kadındır. Toplam sayı 800 milyonu buluyor. Aslında Müslüman dünyada ABD ve AB’de olduğundan daha fazla çalışan kadın bulunuyor. Onların ekonomik serveti, ülkelerinin refahını ve istikrarını, bu da doğal olarak küresel ekonominin durumunu belirleyecektir.

Kaynak: www.weforum.org
Yazar: SAADIA ZAHIDI

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Araştırma - İnceleme, Kadın, Optimist, Optimist Newsletter