Tag Archives: Yönetim

Yönetimde Akılcılık Değil Akıl

1

Avrupa Aydınlanmasından bu yana akıl, insanlığımızın ayırt edici özelliği olarak görülmüştür. Fransız filozoflar bizi hayvanlardan ayıran şeyin soyut düşüncenin gücü olduğunu öne sürmüşlerdi. Bizi geleneğin, dogmatik inancın ve keyfi yönetimin tiranlığından kurtaracak kesinliği ancak akıl vaat edebilirdi.

Akıl ve akılcılık

Ne var ki tek bir aydınlanma olmadı. Fransızlar Descartes’ı kendilerine model alıp onun akılcı yönteminin üstünlüğüne odaklanırken İngiliz ve İskoç Aydınlanması aklın kısıtlarını vurguluyordu. Britanyalılar için insan doğasının özü doğru ve yanlışa ilişkin ahlaki bir anlayıştan ve başkaları için doğal bir empatiden oluşuyordu. Onlar için akıl, akılcılık değil akla uygunluk anlamına geliyordu. Bu farklı perspektifler sosyal sistemlerde değişim konusunda kökten farklı anlayışlara götürdü.

2

Muhafazakâr Edmund Burke ile radikal Thomas Paine arasındaki çatışma ve onların Fransız Devrimi’yle ilgili farklı görüşleri buna bir örnektir. Burke Fransız Devrimi’ni tam anlamıyla bir felaket, topluluk ve geleneğin tahrip olması ve “iktisatçılar ve hesapçılar” çağının başlangıcı gibi görürken, Paine devrime alkış tutuyordu.

Amerikalı politikacılar Aydınlanmanın hangi dalından olduklarını hiçbir zaman tam anlayamadılar. Jefferson ve Hamilton karşıt taraflarda yer almıştı. Ronald Reagan, muhafazakâr görüşlerine rağmen, Paine’in “Dünyayı yeniden kurmak gücümüz dahilindedir” sözünü tekrarlamaktan hoşlanırdı. Bu bölünmeler bugün de devam ediyor. Burke gibi muhafazakârlar ancak yetiştirilip büyütülebilir olan şeyleri entelektüellerin tasarlama ve inşa etmesi düşüncesinden dehşete kapılırken, Paine’in takipçileri dünyayı yenilemeyi amaçlayan ilerici gündemleri izlemeye devam ediyor.

Politikanın tersine Amerikan şirket yönetimi hiçbir zaman pek bir felsefi kuşku içinde olmamıştır. Bu özgüvenin köklerini Amerika’nın şirket yönetiminin ilk öncülerinin de yetiştiği West Point Askeri Akademisinde 19. yüzyılda Fransız düşüncesinin etkin olmasına kadar takip etmek mümkündür. Örneğin West Point’te o tarihte gözde olan Fransız askeri yazarı Antoine-Henri Jomini, Napoleon’un zaferlerini yorumlarken başarının ilkelere indirgenebileceğini ileri sürüyordu. 1950’lerin sonunda işletmecilik okulları yeniden düzenlenirken de Anglo-Amerikan felsefesi sıkı bir analitik yörüngede yol alıyordu.

3

Akademisyenler yönetimi iktisat kalıbında dökülmüş bir bilim haline getirmek sevdasındaydı. Bilimsel akılcılık tek hakiki bilgi, bilimsel yöntem de tek geçerli araştırma biçimi olarak kabul ediliyordu. Böylece şirket yönetimi teorinin uygulanmasından ibaret teknik bir pratik haline geliyordu. Örgütsel değişim yukarıdan aşağı, dışarıdan içeri akılcı bir süreç olarak görülüyordu. Bu perspektif 1990’ların mühendislik/yeniden düzenleme (reengineering) çılgınlığı sırasında tepe noktasına ulaştı. Bugün bile, “akılcı” sözü bir iltifat olarak algılanıyor ve bilimsel akılcılıktan sapmalar “hata” veya “önyargı” olarak niteleniyor.

Evrim bizden daha akıllıdır

Eğer bilimsel akılcılık dünyaya yaklaşmanın bu kadar üstün bir yolu olsaydı biz de bu anlamda akılcı olacak bir şekilde evrim geçirmez miydik? Hugo Mercier ve Dan Sperber gibi bilişsel bilimciler aklın bireylerin daha iyi kararlar almasını sağlamak için ortaya çıkmış olmadığını savunuyorlar. Onlara göre akıl, bireylerin büyük ölçüde bilinçdışı süreçlerle almış oldukları kararları akılcılaştırmalarını mümkün kılmak için gelişmiştir. Bireysel düzeyde bu, “doğrulama önyargısı” olarak bilinen şeyi ortaya çıkarırken, grup düzeyinde uyarlanma getirir. Tutkulu bireylerin farklı eylem hatları üzerine kanıta dayalı fikirler ileri sürmesi grupların daha iyi kararlar almasını sağlar. Bireyler için akılcı olan bir şey toplum için akıldışı olabilir ve bunun tersi de doğrudur. Evrimsel var kalmanın birimi de birey değil topluluktur.

4

Akla dönüş

“İktisatçılar ve hesapçılar” çağı yönetim alanında onlarca yıldır hüküm sürüyor ve şimdi büyük veri ile yapay zekânın yükselişi bu egemenliği daha da genişletmeyi vaat ediyor. Ama eğer makine algoritmaları bizden daha iyi bilimciler olabiliyorsa, o zaman egemen Kartezyen akılcı felsefe için bir sorun var demektir. Buna karşılık yönetime insan boyutunu yeniden getirmek için dar bilimsel akılcılıktan uzaklaşıp daha geniş bir akıl anlayışına geçmeliyiz.

Bunun için, hem varoluşsal hem de enstrümantal sorulara yanıt bulma ihtiyacımızı kabul eden pragmatik bir felsefeye ihtiyaç var.

Kimlik: Biz kimiz ve niçin önemliyiz?
Yarar: Ne istiyorum/istiyoruz ve buna nasıl ulaşırım/ulaşırız?

Varoluşsal ve enstrümantal şeklindeki ikili yaklaşım örgütsel değişim anlayışımız açısından önemlidir. Değişim konusunda mühendislik (yarar) ve ekoloji (kimlik) yaklaşımları arasında ayrım yapmamızı mümkün kılar. Kuşkusuz ikisine de ihtiyacımız var ama mevcut durumda mühendislik yaklaşımı ekolojiyi neredeyse tamamen dışlayacak şekilde egemen durumda. Yönetimin karmaşık (complex) değil de karışık (complicated) problemlerle uğraştığı iddiasıyla
bu haklı gösterilmektedir. Karışık, çetrefilli problemler mühendislik yaklaşımıyla, teknik yaklaşımlarla giderilebilirken, karmaşık problemler ekolojik bir yaklaşım, uyarlanma yaklaşımı gerektirir.

Makineler bizi oraya götüremez, enformasyonu işleyebilirler ama anlam oluşturamazlar.

Bu kolay olmayacak. Bunun için sanatları ve beşeri bilimleri araştırmanın analitik bilim kadar geçerli analog biçimleri olarak görebilmeliyiz. Bakış açısını değiştirmek gibi basit bir şey değildir bu. Sanatların ve sosyal hareketlerin kimliklerimizi, varoluş tarzlarımızı biçimlendirmedeki gücünü kavramak için zorlu sarmalayıcı (hayat olarak da adlandırılan) deneyimlere ihtiyaç vardır. Evrimin dehası da burada yatar; kendisini sonsuza kadar yenilemek için sadece tek bir nesle dayanmaz.

Farklı genetik ve kültürel arka planlara, farklı deneyimlere sahip yeni nesillere dayanarak daha öncekiler üzerinde Burke tarzında inşa etmeye devam eder. Yoksa, kulağa pek hoş gelmese de, eşeysiz yeniden üremeye geçer ve sonsuza kadar klonlar olarak yaşardık.

Yazar: DAVID K. HURST
Kaynak: 21 Mart 2018, Global Peter Drucker Forumu Blogu

Yorum bırakın

Filed under Optimist, Optimist Newsletter, Yönetim - Liderlik

The Manager: Futbolun Dâhi Liderleri

The Manager

Yazar: Mike Carson

Herkesin bu liderlerden öğrenecek bir şeyleri var…

Bilgisayar oyunu başında ya da televizyon karşısında taktik vermek, oyuncu değiştirmek, kaçan pozisyonları değerlendirmek, içimizdeki “menajeri” ortaya çıkartma yolumuz. Oysa dünyanın en rekabetçi liginde ayakta kalabilmek, değişen sistemlere uyum sağlamak hatta sistemlerin değişmesine önayak olmak hiç kolay bir iş değil.

Muazzam yetenekteki bir avuç genç milyoneri nasıl yöneteceksiniz? Takımda baş gösteren krizleri fırsata nasıl çevireceksiniz? Uzun süreli bir başarı için neler yapabilirsiniz? Ezici bir baskı altında çalışırken sakinliğinizi kaybetmeden liderlik yapmaya nasıl devam edeceksiniz? Bu soruları Fortune 500 şirketlerinden birinin CEO’suna da sorabilirsiniz, İngiltere Premier League ekiplerinden birinin menajerine de…

Jose Mourinho, Sir Alex Ferguson, Arsene Wenger, Carlo Ancelotti, Roberto Mancini, Roy Hodgson, Sam Allardyce, Brendan Rodgers, Harry Redknapp, David Moyes, Martin Jol…


(Detaylı bilgi için lütfen kapak görseline tıklayınız)

Yorum bırakın

Filed under Yönetim - Liderlik

Etkili yönetim fikirleri Yönetim Ajandası’nda

Liderlik tarzının stratejik bir tercihten çok, bir kişilik özelliği olduğunu mu düşünüyorsunuz? Belki de yönetim denen kavramın sadece iş hayatını kapsadığını zannediyorsunuz. Yanılıyorsunuz!

yönetim ajandası

2014 Yönetim Ajandaları, yeni bir sayfa açmak isteyenleri farklı bir konseptle buluşturuyor. Her sayfasında önemli bir yönetim fikrinin yer aldığı bu kitap/ajandalar, hızlı ve pratik tavsiyelerle “yönetim” denen şeyin öğrenilebilir olduğunun ispatı.

Yeni bir sayfa açmanın en kolay hali: Ajanda

Yaşamın her alanında detaylar çoğalıyor, öncelikler değişiyor ve yönetim zorlaşıyor. Kişisel sorumlulukların ve işlerin etkin yönetilebilmesi için ajanda tutmak, olmazsa olmazlar listesinin en başında.

Yönetim temalı ajandalar, önemli fikirler peşinde koşanlara özel olarak tasarlandı. Her sayfasında kritik önemde bir yönetim fikri yer alan bu ajandaları, şirketinize özel bir sunumla çevrenize hediye edebilirsiniz.

Detaylı bilgi için:

Utku Işık, Satış ve Pazarlama Sorumlusu

0.216.412 72 13 – 140

utkuisik@optimistkitap.com

örnek sayfa

Yönetim_Ajanda

1 Yorum

Filed under Optimist

Kapitalizm 24902

Kapitalizm 24902

Yazar: Richard Branson

Yaşamlarımıza daha fazla anlam katarken aynı zamanda gurur verici işlere imza atmamız mümkün mü?

Richard Branson, yeni bir vizyon geliştirmek ve bugün artık her an bir yenisiyle karşılaştığımız büyük fikirlerle atılım yapmak isteyen yeni nesil girişimcilere heyecan verici gerçeklerden bahsediyor.

Kapitalizm 24902, iş dünyasına, mevcut işlerini dönüştürmeye, kapitalizmin geleceğine ve dünyanın bugün karşı karşıya olduğu meselelere ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.

“Şimdi önümüzdeki müthiş fırtınayı durdurmak için herkesin sesini ve enerjisini işin içine katması gerekiyor.”

(Detaylı bilgi için lütfen kapak görseline tıklayınız)

Yorum bırakın

Filed under İş - Yönetim

Toyota Tarzı başarının son halkası: Yalın Liderlik

Toyota Tarzı Yalın Liderlik

Yazar: Jeffrey K. Liker – Gary L. Convis

Gerçek problemleri çözmek, belli uygulamaları iyileştirmek ve yeterli sonuçlar üretmek isteyenler için…

Gerçek bir lider olmaya ve diğerlerini geliştirmek için sistematik bir yaklaşım ortaya koymaya nasıl başlayabilirsiniz? Birçok yönden zaten başladınız. Aslında bu kitabı okumanız, nerede olduğunuz ve nerede olmak istediğiniz arasındaki farkı tanımlamaya yetiyor.

Yalın üretim, tüm zamanların en başarılı kimi işlerine imza atmaya devam ediyor. Fakat yalın süreçler açısından dünya birincisi olmak, problemlerin meydana gelmesini engellemiyor ve onları çözmeye yardım etmiyor; çünkü yaşanan sorunlar gerçekte yalın süreç problemleri değil, liderlik problemleri. Bu kitapta 60 yıldan daha uzun bir süredir yalın liderler yetiştiren Toyota’nın kriz çözme yöntemleri ve liderlik uygulamaları mercek altına alınıyor. Dünyanın tüm fabrikalarına, Ar-Ge ve satış operasyonlarına, İK bölümlerine adapte edebileceğiniz bu liderlik modeli, yalın yolculukta olanlar için bir hazine değerinde.

Bir şirkete ömrü boyunca ve istekli bir lidere kariyeri boyunca rehberlik edebilecek Yalın Liderlik, mükemmellik vizyonunun derin bir şekilde anlaşılması için şimdiye dek bir araya getirilmiş en etkili liderlik analizlerini içeriyor.

*** Yalın Üretim dizisinin diğer kitapları için tıklayınız. 

(Kitap hakkında detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

 

 

1 Yorum

Filed under Yalın Üretim

Yeni Yönetici Olmak

Yeni Yönetici Olmak

Harvard Mentor Dizisi’nin 39. kitabı!

Yeni yönetici oldunuz. Bireysel bir katkı sunucu olmaktan yeni bir lider olmaya doğru, çoğu kez stresli olan, bu değişim nasıl gerçekleşecek? Harekete geçmek için ihtiyacınız olan ipuçları bu kitapta yer alıyor.

  • Etkin, çok işlevli ekipler nasıl kurulur?
  • Yönetim tarzınızı nasıl uyarlayabilirsiniz?
  • Bir yönetici haline geldiğinizde yükselen duygulara göğüs germek için neler yapabilirsiniz?

 

Cep Yönderi Dizisi Hakkında

Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin iş yaşamında her gün karşılaştıkları en yaygın meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zayıf yanlarınızı tespit etmeye ve kritik becerilerinizi keskinleştirmeye yarayan kullanışlı araçlar, testler ve gerçek yaşamdan alınmış örnekler yer alıyor. İster masa başında, ister bir toplantıda ya da yolda olun, bu cep kitapçıkları size işinizin günlük talepleriyle daha hızlı, daha kavrayışlı ve daha etkin bir biçimde başa çıkma imkânını verecektir.

 

Linda A. Hill kimdir?

Profesör Linda A. Hill kapsamlı bir saha çalışmasının ardından, yöneticilerin bugünün yatay ve gitgide çeşitlenen kuruluşlarında etkin bir yönetim için koşullar yaratmalarına yardımcı olmuştur. Harvard İşletme Okulu’nda profesör ve Liderlik Girişimi başkanıdır. Aynı zamanda çok satan Yönetici Olmak (Harvard Business School Yayınları, 2003) kitabının yazarı ve Harvard Business School Yayınlarından çıkan ödüllü Sonuçlar için Koçluk Yapmak ve Astları Yönetmek etkileşimli programlarının içerik uzmanıdır.

Yorum bırakın

Filed under Mentor Cep Dizisi

Bolluk

Bolluk

Yazar: Peter H. Diamandis – Steven Kotler

Günümüzün En Büyük Meselesi Bolluk Yaratmak!

Heyecan verici gelişmelerin yaşandığı bir çağa tanıklık ediyoruz. Teknoloji, bilim, mühendislik, sosyal eğilimler ve ekonomik kuvvetler dünyamızı hızla değiştiriyor. Önümüzdeki yirmi yılı da bu güçler şekillendirecek. Yaşanan tüm gelişme ve değişimler çok önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: Küresel bir bolluk düzeni yaratmak mümkün mü?

Bu kitabın cevabı net: Evet! Bolluk, yaşadığımız günlerin karamsarlığına rağmen umudunu yitirmeden iyimserlik tohumları ekiyor. Su, gıda, enerji, sağlık, eğitim ve özgürlük, dünyamızın en sorunlu alanları olarak öne çıkarken; çözüm üreten beyinler buna nasıl tepki vereceğimize daha fazla odaklanıyor.

Evet, gelecek çok daha güzel olacak. Ama nasıl? Bolluk’ta, dünyanın önde gelen bilim insanlarıyla hayal ile gerçeğin kesiştiği yere yolculuğa çıkacaksınız. Teknoloji ve inovasyonun gücü ile sosyal girişimin yaratıcılığı birleştiğinde geleceğin bolluk düzeninin nasıl adım adım kurulacağını göreceksiniz. İnsanların enerjilerini hayatta kalmak için değil hayallerini gerçekleştirmek üzere harcadıkları bir dünya için…

 

Yazarlar hakkında:

Peter H. DiamandisX PRIZE Vakfı’nın Başkanı ve CEO’su, Singularity Üniversitesi’nin kurucu ortağı ve Başkanı, International Space Üniversitesi’nin ise kurucu ortağıdırOnun üzerinde uzay ve ileri teknoloji şirketinin kurucusu olan Diamandis, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunudur ve MIT’de moleküler biyoloji ve uzay mühendisliği eğitimleri almıştır.

Steven Kotlerödüllü bir gazetecidir. A Small Furry Prayer, West of Jesus ve The Angle Quickest for Flight kitaplarının yazarıdır. Aralarında; The New York Times MagazineWiredDiscoverPopular ScienceGQ ve Outside’ın da bulunduğu 60’tan fazla yayında yazıları yayınlanmış olan Kotler, PsychologyToday.com blogunda düzenli olarak yazmaktadır.

 

(Detaylı bilgi için kapak görseline tıklayınız)

 

 

1 Yorum

Filed under Yönetim - Liderlik, İş - Yönetim